içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

STRATONİKEİA ANTİK KENTİ BELGESELİ ÇEKİLİYOR

ÜNLÜ YÖNETMEN ERTUĞRUL KARSLIOĞLU, STRATONİKEİA ANTİK KENTİ BELGESELİ ÇEKİYOR

STRATONİKEİA ANTİK KENTİ BELGESELİ ÇEKİLİYOR
Haberi Sesli Dinle

Datça Havadis:
Rüportaj: Esmeri Alev Ekebaş / Fotğraflar: Ertuğrul Karslıoğlu ve Merve Erçegil

Ünlü Yönetmen Ertuğrul Karslıoğlu, Stratonikeia Antik Kenti Belgeseli çekiyor. Çektiği çok sayıda belgesel filmle; Anadolu insanını, kültürünü, örflerini; gelenek ve göreneklerini, kısaca somut ve somut olmayan kültürel mirasımızı kayıt altına alan, günümüze ve gelecek kuşaklara aktaran yönetmen Ertuğrul Karslıoğlu; “Stratonikeia Antik Kenti’ni ziyaret ettim ve vazgeçilmez mekanlarımdan oldu. Çünkü kent yaşıyor!” diyor. Kendisini tanımaktan onur duyduğum Yönetmen Ertuğrul Karslıoğlu ile; yaşamı ve son çektiği Stratonikeia belgeseli hakkında kısa bir röportaj yaptım.


Esmeri Alev EKEBAŞ: Sayın Ertuğrul Karslıoğlu, bize kendinizden bahseder misiniz?
Ertuğrul KARSLIOĞLU: Kısa mı uzun mu bilmiyorum ama şöyle bir özet geçeyim:
1973 yılının Ekim ayında TRT kurumunun açtığı sınavla, kurgucu olarak Ankara Televizyonu’nda göreve başladım. İki yılı aşkın bir süre film kurgu ünitesinde çeşitli projelerde çalıştım. Yerli yapımların kurgusundan tutun da yayınlanmak üzere alınanyabancı filmlerin Türkçe seslendirilerek senkronuna (eşlemesine) kadar, bir kurgucunun karşılaşabileceğinin çok ötesinde çalışmalara katılarak sinemanın her alanına ilişkin önemli bilgiler edindim. Bu arada kurgu masasında yabancı kaynaklı belgesellerin Türkçe seslendirmesini eşlerken, örneğin BBC’den satın alınan belgesellerden, Fransız yönetmen, yazar, bilim insanı Jacques Cousteau’nun hazırladığı Denizaltı Dünyası gibi belgesellerinden ciddi biçimde yararlandığımı söylemeliyim. Bu değerli eserlerden; kamera kullanımının inceliklerini, kurgunun konuyu sergilerken gösterdiği yalınlığı, müzik ve efektlerin nasıl dikkatle seçilerek belgeseli oluşturduğuna tanık oldum. Kurgu masasında geçirdiğim o iki buçuk yıllık süre, hayatımın akışını değiştirdi. Daha sonra televizyona programlar yapmaya başladım. Ve kısa bir süre sonra da belgesele soyundum. Yıl 2021, belgesel yapmaya devam ediyorum. Ayrıca 2000 yılından itibaren İstanbul’un çeşitli üniversitelerinde Belgesel Sinema üzerine dersler vermeye başladım.


Öğretmenliğe halen devam ediyorum. Şimdiye dek neler mi yaptım, şöyle:
1973 TRT Kurumu’na sınavla ‘Kurgu Elemanı’ olarak atandım.
1976 Yönetmenliğe başladım. Ürettiğim TV programları ve belgesellerimin listesine bakarsanız, yaşamımın büyük bölümünün belgesel filmler üreterek geçtiğini görürüsünüz.
1976/78 Gözlem Belgesel- Haber 24 x 30’
1978/80 Petek Belgesel- Haber 24 x 30’
1979 TBMM Belgesel 60’
1982 Likya Uygarlığı Yönetmen Belgesel 24’
1983 İslam Sanatları Belgesel 4 x 15’
1985 Türk Mimarisi Belgesel 4 x 45’
1986 Bin Türlü Mavi Akar Boğaziçi’nden Belgesel 5 x 24’
1987 Suyla Gelen Kültür Belgesel 8 x 24’
1988 Keçenin Teri Belgesel 24’
1988 Divandan Sandalyeye Belgesel 45’
1990 Fırat’ın Türküsü Belgesel 8 x 24’
1991 Orta Asya’dan Esintiler Belgesel 8 x 24’
1994 Turgut Bey (Özal) Belgesel 5 x 60’
1994/97 Devriye Magazin-Haber 150 x 30’
1995 Açık Kapılar Tartışma 52 x 60’
1996 Hırsız Var Yapımcı Magazin- Haber 26 x 30’
1995/98 Kaygısızlar Drama- Dizi 146 x 45’
1998 Ümmühan (TRT) Dramatik Belgesel 21’
1998/01 Kara Melek Drama- Dizi 119 x 45’
1999 Kıvılcım Drama- Dizi 26 x 45’
1999 KatılSana YarışSana Yarışma 52 x 60’
2000 Ateş Dansı Drama- Dizi 16 x 45’
2000 Yalan Dünya Drama- Dizi 4 x 45’
2000 Kör Talih Drama- Dizi 18 x 30’
2001 Ver Elini Anadolu Belgesel- Haber 52 x 25’
2003 Modern Zamanlarda Suyun Hikayesi Belgesel-Tanıtım 54’
2006 Nafi Bey Belgesel, portre 55’

2007 10 Yılda Belgesel, İKÜ 20’
2008 Taraklıda M. Zamanlar 29’
2009 THY Eğitim Filmi 19’
2010 Daranın Küçük Bilgeleri Gen. Yön. Belgesel, (Mardin) 27’
2017 Sonsuzluğa Mühürlenen Kentler Belgesel, Mardin, Matera 52’
2019 Dünden Bugüne Knidos Kadınları Belgesel 30’
2019 Evvel Zaman İçinde Belgesel 49’


Bu çalışmalarımın yanında, 2001 yılından bu yana çeşitli üniversitelerde Belgesel
Sinema ve Sinema Dili dersleri vermekteyim:
2000-2001 Öğr. Görevlisi İstanbul Hayat Akademisi
2001–2005 Öğr. Görevlisi Yıldız Teknik Üni./STF Foto.ve Video Bölümü
2003–2013 Öğr. Görevlisi İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi
2012-2014 Öğr. Görevlisi Plato Meslek Yüksek okulu
2013-2018 Öğr. Görevlisi Yeni Yüzyıl Üni. MYO ve İletişim Fakültesi
2021 İkinci Sömestre’de Antalya Akev Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi


Verdiğim Lisans Dersleri:
Film Projelendirme ve Ön Yapım (Antalya AKEV)
Belgesel Yapım ve Yönetim (Antalya AKEV)
Sinema Yönetmenliği (YYYÜ)
Belgesel Film Yönetmenliği (YYYÜ)
Kısa Film Yapımı ve yönetmenliği (YYYÜ)
Belgesel Film Yapımcılığı (PMYO)
Televizyon Stüdyo Prodüksiyonu (PMYO)
Sinema ve TV’da Yapımcılık (PMYO)
Sinema’da Yaratıcı Fikir Geliştirme (PMYO)

Kariyer Gelişimi (PMYO)
Belgesel Film için Metin Yazma Tekniği (İKÜ)
Belgesel Film Yönetmenliği, Belgesel Film Tarihi (İKÜ)
İmge Sinema, Film Çözümleme, İmge film Yönetmenliği (İKÜ)
Belgesel Yapım ve Yapımcı (YTÜ)
Belgesel Prodüksiyon (YTÜ)
Uygulamalı Görüntü Yönetmenliği (YTÜ)
Aldığım Ulusal ve Uluslararası Ödüller:
1995 Sinema’nın 100. yılı nedeniyle T.C. Kültür Bakanlığı ve Sinemacılar Birliği tarafından E. KARSLIOĞLU’nun KEÇENİN TERİ, Suha ARIN’ın KULA’DA ÜÇ GÜN ve Güner SARIOĞLU’nun LADİK 76 filmleri ile birlikte yüzyılın belgeseli seçilmiştir.
1979 Günaydın Gazetesi Televizyon Yıldızları Belgesel Ödülü
1987 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Yılın Başarılı Yönetmeni
1988 Sedat Simavi Vakfı Yılın Başarılı Yönetmeni
1988 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Yılın Başarılı Yönetmeni
1988 Çağdaş Gazeteciler Derneği Yılın Başarılı Yönetmeni
1988 TV’de 7 Gong TV Yıldızları Yarışması Yılın En İyi Belgeseli Ödülü
1988 Türk Halk Bilimi Basın Yayın TV Ödülü
1989 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Yılın Başarılı Yönetmeni
1989 Çağdaş Gazeteciler Derneği Yılın Başarılı Yönetmeni
1989 Başbakanlık Bas.Yay.Enf.Gen.Md.’lüğü Yılın Başarılı Yönetmeni
1989 T.C. Kültür Bakanlığı Sinema Başarı Ödülü En İyi Belgeselci
1990 3. Ankara Film Şenliği Yılın Belgeseli, Keçenin Teri
1990 Çağdaş Gazeteciler Derneği Yılın Başarılı Yönetmeni
1990 Türk Basın Birliği Geleneksel Baş. ve Basın Hiz. Ödülü
1990 Fırat Hvz. Gazeteciler Cemiyeti Yılın Başarılı Yönetmeni
1991 Sedat Simavi Vakfı Yılın Başarılı Yönetmeni
1991 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Yılın Başarılı Yönetmeni
1991 Anadolu Folklor Vakfı Türk Halk Kültürüne Katkı- Başarı Ödülü
1992 Uluslararası Monte Carlo Yaratıcı Belg.Yar. Bronz Madalya
1992 Fırat Üni.Klt.Faal.’ne katkı nedeniyle Başarı Ödülü
1992 Ş.Urfa Valiliği, İl kültürüne katkı nedeniyle Başarı Ödülü
1995 3. Asya Uluslararası Fukuoka Film Fest. Büyük Ödül (Grand-Prix) Keçenin Teri
1995 Hürriyet Gazetesi Televizyon Yıldızları Ödülü
1997 Hürriyet Gazetesi Televizyon Yıldızları Ödülü
2000 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Yılın Gazetecisi
2011 Belgesel Film Onur Ödülü TRT (Onur ödüllerinin ilki)
2013 Belgesel Film Onur Ödülü 13. Uluslararası Altın Safran Film Festivali
2018 Belgesel Film Onur Ödülü 1. İzmir uluslararası Artemis film Festivali


Esmeri Alev EKEBAŞ: Ürettiğiniz belgesellerin hemen hepsi Anadolu coğrafyasına dayanıyor. Bu coğrafyanın zenginliği sizi nasıl etkiledi?
Ertuğrul KARSLIOĞLU: Şimdiye dek ürettiğim belgesellerin hemen hepsi Anadolu coğrafyasına ve bu coğrafyayı yüzlerce, binlerce yıl önceden yurt edinmiş, konuklarına, insanımıza dayanıyor. Tarihine, kültürel zenginliğine, sürdürülebilen geleneklerinin yanında kaybolmakta olanlarının belgelenmesine, kısaca somut ve somut olmayan kültürel değerlerin yitip gitmeden geleceğe bırakılmasına çaba göstermeye çalıştım.
Esmeri Alev EKEBAŞ: Muğla ili ve dört yıla yaklaşan Datça yarımadasının ucundaki Antik Kent Knidos, Datçalılığınız, Yatağan ilçemizdeki Stratonikeia Antik Kenti ve bu coğrafyaya ait bilgiler sizde nasıl bir etki yarattı?
Ertuğrul KARSLIOĞLU: Muğla ili, saydığım nitelikleri barındıran kentlerimizden. Anadolu’yu en az beş defa dolaşıp belgeseller üretmiş birisi olarak, dört yıla yaklaşan Datçalılığımda bu coğrafyaya ilişkin edindiğim bilgiler beni derinden etkiledi. Şimdiye dek hiç değinilmemiş yaşama biçimlerinden, kadim Anadolu kültürünün her katmanını, her dönemini görebileceğimiz kent kalıntılarına rastladım. Örneği o kadar çok ki!
Örneğin, Datça yarımadasının ucundaki antik kent Knidos. Örneğin, Yatağan
ilçemizdeki Stratonikeia. Stratonikeia Antik Kenti’ndeki Kutsal Alanlar ise başlı başına ele alınması gereken kalıntılar. Bir zamanlar Eskihisar köyünün tamamının içindeyaşadığı bu tarihi yerin fotoğraflarının, görenleri bile hayran bırakacak nitelikler barındırdığını söylemeliyim.
Esmeri Alev EKEBAŞ: Sayın Ertuğrul Karslıoğlu, Stratonikeia Antik Kenti’ni
ziyaretiniz sizi nasıl etkiledi ve hayatın devamlılığını bu kentte nasıl gördünüz? Kent yaşıyor mu?
Ertuğrul KARSLIOĞLU: Ziyaret ettiyseniz, Stratonikeia, artık sizin vazgeçilmez
mekanlarınızın arasına girecektir. Çünkü kent yaşıyor! Kentin içindeki köy (Eskihisar),  deprem nedeniyle taşınmasına karşın, gitmeyen, evini taşımayanlar var. Sokaklarında dolaşan sevimli insanların mutluluğuna ortak olacak, onlarla birlikte kendinizi tarih içinde geziniyor hissedeceksiniz. Ve tabii, onların yaşamlarına tanık olacaksınız. Belki de kendinizi onların yerine koyup, her sabah antik bir duvara dayalı evinizden çıkarak, 5000 yıl önce döşenmiş mermer yolları aşıp, yine o döneme ait sütunlu, alınlığında
kabartma insan figürlerinin bulunduğu kapıların altından tarlaya gittiğinizi
düşüneceksiniz. İşte Stratonikeia Antik Kenti’nde beni etkileyenlerin başında, bu hayatın devamlılığı var. Buna bir de geçmişte yaşanmışlıkları ve izlerini eklediğimde, varın siz düşünün belgeselin içeriğini.
Esmeri Alev EKEBAŞ: Stratonikeia Antik Kenti nerededir?
Ertuğrul KARSLIOĞLU: Stratonikeia; Muğla ili Yatağan ilçesinin 7 km. batısında yer alıyor. Eskihisar Mahallesi (eskiden köy) sınırları içinde ve Yatağan-Milas yeni karayolunun kenarında.
Anadolu coğrafyasının tarihine, kültürüne ilişkin değerlerin harmanlandığı bu yöreye yerleşim ve kuruluşun izleri, kazılar sonucunda artık neredeyse kesinleşmiştir. Kent içinde erken yerleşimlere ait izleri bugün de görmek mümkün. Leleg tipi duvarlar, kentin güneyindeki Kadıkulesi Tepesi üzerinde ve kuzey yamacında görülür.
Esmeri Alev EKEBAŞ: Antik dünyanın hangi önemli tarihçileri bu yöreye ilişkin bilgiler vermiş?
Ertuğrul KARSLIOĞLU: Antik dünyanın tarihçisi Heredotos başta olmak üzere, Strabon, Pausanias ve Bizanslı Stephanos’un verdiği bilgilerle de burada Helenistik Dönem öncesine ait bir yerleşmenin olduğu ve bunun Khrysaoris ve İdrias olarak bilindiği anlaşılmaktadır. Aynı zamanda burası Karyalılar’ın toplandığı önemli bir merkezdi.
Esmeri Alev EKEBAŞ: Antik kentin adı nereden gelmektedir?
Ertuğrul KARSLIOĞLU: M.Ö. 281 yılından sonraki kısa bir süre, Seleukos Kralı I. Antiokhos tarafından, önceden üvey annesi, sonra eşi Stratonikeia’nın adı kente verilmiş. Antik kent, günümüzde de bu adla anılmaktadır. Üvey annesiyle evlenen genç Antiokhos’un öyküsüne dair anlatımlar muhtelif. Kısaca bir anlatımdan söz edersek; üvey annesine âşık olarak yatağa düşmesine dayanamayan baba kral, eşinden ayrılır ama oğluyla ayrıldığı karısını ülke dışına sürer. Ölünce de oğlu tahta geçer ve eşinin adını kente verir.
İlginç bir rivayet daha var; o da kente gezmeye gelen Kos’lu hekim Erasistratos’un acılı aşka bulduğu çaredir. Hastalanan oğula hiçbir ilaç şifa olmaz. Ne zaman ki yatağına Stratonikeia yaklaşır, oğulun yüzünde güller açar, nabzı yükselir, neredeyse iyileşir. Bu olaya tanık olan hekim, hastalığın nedenini anlamıştır. Genç oğul üvey annesine aşıktır ve aksi gibi anne de ona. Zekice bir çözümle krala anlatır ve ikna ederek oluşmakta olan kara sevdayı önler.
Esmeri Alev EKEBAŞ: Stratonikeia Antik Kenti’nin kuruluşuna ilişkin bilgi verebilir misiniz?
Ertuğrul KARSLIOĞLU: Son zamanlarda yapılan kazıların sonucunda Stratonikeia Antik Kenti’nin kuruluşuna ilişkin araştırmalar, erken Tunç Çağı’na, İ.Ö. 3000 yılına kadar gidiyor. Yani, Yatağan ilçemizin yakınlarındaki bu kadim yerleşimin tarihi, yaklaşık 5000 yıl önceye dayanıyor. Kazılarda çıkan bazı mezar tipleri ve bulunan kaplar bu süreci belgeler nitelikte. İ.Ö. 2000 yılına ilişkin buluntular, önceki bin yıla karşın daha fazla. Örneğin İ.Ö. 2000’li yıllara tarihlenen ve Stratonikeia’lı Menippos tarafından yapıldığı bilinen Grekçe yazıtın alt satırında 1505 tarihi kazınmış. Bu yazıtın önemi;
kentte, Geç Tunç Çağı’na ilişkin yaşam izlerinin varlığını bizlere hatırlatır. Hititler’den, Karyalılar’dan izlerin görüldüğü kent, Antik Çağ uygarlıkları, Roma, Bizans (Doğu Roma), Selçuklu ve Osmanlı’ya ev sahipliği yapar.
Esmeri Alev EKEBAŞ: “Gladyatörler Şehri” adının kaynağı nedir?
Ertuğrul KARSLIOĞLU: Stratonikeia’nın adı, kimilerine göre aşkın ölümsüzleştiği “Gladyatörler Şehri” olarak da bilinir. Birçok gladyatör mezarı bu söyleme neden. Bu mezarlar, günümüzde, antik kentin bir köşesinde sergilenerek ziyaretçilerini bekliyor.
Esmeri Alev EKEBAŞ: Stratonikiea Antik Kenti Kazı Başkanı Prof.Dr. Bilal Söğüt ve Antik Kent kazısına emek verenler hakkında bilgi verebilir misiniz? GEKA projesinden bahseder misiniz? Stratonikeia Antik Kenti belgesel çekiminizde izleyiciyi neler bekliyor?
Ertuğrul KARSLIOĞLU: Yaklaşık iki yıldan bu yana tanıdığım Prof.Dr. Bilal Söğüt; Stratonikeia kentiyle yatıp kalkan, zamanının büyük bölümünü oradaki tarihi yapıları ortaya çıkarmak için uğraş veren, değerli bir bilim insanı. Müthiş çalışkan bir ekibi var ve her dakika, geçmişte yaşayan uygarlıkların ürünlerini bulup çıkarmaya odaklanmışlar.
Burada anlatamayacağım kadar çok değerli buluntular var. Örneğin, Stratonikeia’nın dini merkezi sayılabilecek beldesi Lagina’da, Hekate Kutsal Alanı bulunmakta. Hekate; “Gecelerin ve Karanlıkların Kızı”, anaerkil Anadolu’nun en önemli ana tanrıçalarından biri. “Ay Tanrıçası” olarak da bilinir. İşte o alan şu anda Bilal Hoca tarafından ayağa kaldırılmak üzere. Bu alanda kimler çalışmamış ki; örneğin ilk Türk Arkeoloğu Osman Hamdi Bey (Müzeci, Ressam), 1890-91 yıllarında Hekate kutsal alanını kazanlardan. Günümüzde Stratonikeia’da kazı çalışmaları yaparken kaldığı konakta, resimlerinin birebir reprodüksiyonları sergileniyor. Prof.Dr. Bilal Söğüt, işte bu değerleridüzenleyerek binlerce yıllık tarihsel süreci gözler önüne seren yoğun bir çalışmanın içinde. Devamı belgeselde.
Stratonikeia, 2015 yılında UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’ne girer. Daimi listeye girmesi için önemli adımlar atılıyor. Stratonikeia ve Lagina Antik Kenti Kazı Başkanı Prof.Dr. Bilal Söğüt; 2015 yılında Pamukkale Üniversitesi olarak ilk defa GEKA’ya başvurduklarını, kazı alanında yaşanmış bütün kültürel varlıkları ayağa kaldırmaya yönelik çalışmalara ek olarak, 14. ve 15. yüzyıldan kalma Beylikler Dönemi’ne ait hamam yapısı ile evin restorasyonunu özüne uygun biçimde gerçekleştirdiklerini belirtmektedir.
Bilal hocam, Stratonikeia’da gerçekleştirdikleri çalışmalara ilişkin bilgi verirken, temel prensiplerinin; “Minimum müdahaleyle maksimum korumayı gerçekleştirmek”olduğunu vurgulayarak; “Beylikler dönemine ait bir hamamda ateşin yakıldığı ve suyun ısıtıldığı alandan, soyunma ve dinlenme alanlarına kadar tüm bölümlerini insanların görebileceği şekilde restore ettik. GEKA projesi sayesinde, koruma ve kullanma dengesi arasındaki ince çizgiyi muhafaza ederek yapıyı koruduk ve bu yapıyı gelecek nesillere aktarmış olduk.” sözleriyle, Stratonikeia’nın geleceğine ışık tutuyor. Biraz da UNESCO Dünya Mirası Daimi Listesi’ne giriş yolunu aydınlatarak. Desteğinin olumlu sonuçlarına baktığımızda GEKA’dan da söz etmeliyim. Ulusal düzeyde koordinasyonundan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın sorumlu olduğu Güney Ege Kalkınma Ajansı (kısaca GEKA), 2009 yılında kurulmuş olup; yerel potansiyeli harekete geçirmek misyonuyla şeffaflık, yenilikçilik, eşitlik ve verimlilik bilinci çerçevesinde bölge kalkınmasına katkı sağlayacak faaliyetlerini, Aydın, Denizli ve Muğla illerinin oluşturduğu Güney Ege Bölgesi’nde yürütmeyi amaçlamaktadır. Yönetmenliğini üstlendiğim belgeselde, GEKA’nın, 2015 yılından beri; Antik Roma, Beylikler, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi yapılarını içinde barındıran Stratonikeia Antik Kenti ile Lagina Hekate Kutsal Alanı’nda birçok projeye destek verdiğini, her iki ören yerinin dünya kültür turizmine kazandırılmasına katkı sağladığı gerçeğini izleyiciyle buluşturmaya çalışıyoruz.
Stratonikeia Antik Kenti’nde çalışmaların ardı arkası kesilmiyor. Örneğin GEKA, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Pamukkale Üniversitesi, Stratonikeia ve Lagina’da arkeolojik kazı restorasyon ve konservasyon çalışmaları gerçekleştiriyor.
Belgeselimizin kapsamında, kazılarda ortaya çıkan ilginç mozaikler de var. Mozaikler, üstü çatıyla kapatılarak sergileniyor. Bilal Söğüt hocamın derinlemesine anlattığı Stratonikeia belgeselimize, ürettiği resimleriyle alanına yeni soluk kazandıran ressam Zeynep Bozoğlu, Hekate’yi, kendine özgün biçemiyle yorumlayarak katılıyor.
Yine Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyeleri’nden Ayşegül Koyuncu Okca, geleneksel tekstil sanatına örnek bir çalışmayı antik kente, sütunlara uygulayarak, geçmişle modern zamanları birleştiren, bağ kuran ilginç bir çalışmayla katılıyor belgeselimize.
Esmeri Alev EKEBAŞ: Sayın Ertuğrul Karslıoğlu, sizin ve ekibinizin çektiği fotoğrafları kullanma izni veriyor musunuz?
Ertuğrul KARSLIOĞLU: Fotoğraflarımı kullanma izni veriyorum. Röportaj için
teşekkür ederim

Tarih: 02-05-2021

FACEBOOK YORUM
Yorum