içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Türk Hariciyesinde bitmeyen bir tartışma "MONŞER" NE DEMEK?

Eskiden ve şimdi, Diplomatları YERMEK için "MONŞER" (Azizim, dostum) anlamında bu sıfat kullanılırdı.
"Monşer" en az iki dil bilen, Galatasaray, Saint Joseph, S. Michel veya dışarıda eğitim görmüş kişiler arasından Dışişleri Bakanlığının zor sınavını kazanarak 3. kâtip olarak atanmış kişilerden oluşur.
Monşer namzetleri, bilhassa Siyasi Tarih, Hukuk ve Milletlerarası Genel ve özel hukuktan sıkı bir sınav verirler.
3. Kâtiplikten itibaren seneler geçtikçe içeride ve dışarıda ecrübeleri artar.
Biraz şımarık olurlar. Snopluk (züppelik) yaparlar. Ama, (kavruk Anadolu çocukları hariç)
Vatanseverdirler, memleketi için canını verirler!
Bütün mesele, babadan oğula veya kültürlü ailelerden neşet etmiş olmalarıdır.
Yıl sonu çıkan Matrak dergimiz olurdu. Orada müstakbel Hariciyecilere "ZÜPPEYUN,, adı verilirdi.
Her meslek, KAZGAN DERGİSİNDEN benzetme ismini, NASİBİNİ alırdı.
Hariciye mensupları, Diplomatlar yurt dışına çıktıkları Ülkeyi temsil ettilkleri için kıskanılırdı.
MONŞER demekle onları İSTİSKAL EDEMEZSİNİZ!
Sırf KISKANDIKLARI için onları meslekten uzaklaştırmak mümkün değildir.
Bir örnek verelim,
Türk siyasi hayatının ilginç kişilerinden olan ÖZAL, Mülkiyeli Monşerler yerine, başkalarını ikame etmek isterdi.
Geç vakitlere kadar süren bir toplantıdan sonra sabahleyin, bütün diplomatlar ZIMBA gibi giyinmiş ve traşını olmuş olarak toplantıya devam etmek için hazır beklerken yerine İKAME etmeyi düşündüğü kişileri "PECMURDE" halde görünce Özal, derki;
"Galiba MÜLKİYELİLERE HAKSIZLIK etmişiz"
Özal'a niye ilginç adam dedik?
Şimdiki gibi, monşerleri (Yetişmiş Diplomatları)  HARCADIĞI için değil!..

Esen Kalın

Bu yazı 417 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum