içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Bebeğin dini!..

Akıl ve bilimden uzak bazı dincilerin (!) “Her bebek Müslüman doğar” sözünü sizlerde benim gibi duymuşsunuzdur. Akıl, bilim ve mantıktan uzak olan bu sözü her duyduğumda gülüp geçmişimdir. Tanrı akıl versin demiş, onlarla tartışmaya girmekten kaçınmış, cahil insanla tartışılmaz demişimdir. Bu arada Hz. Muhammed’in  “Cahiller cesur olur” sözünün yanı sıra ünlü düşünürlerin  “Cehalet temellerinin üzerine bir hayat kurulmaz”, “Cehalet mutluluk değil, kayboluştur”, “İlim cesaret verir cehalet ise küstahlık” gibi sözler aklımdan geçmiştir.

Kısacası her doğan bebek Müslüman’dır sözünün üzerinde durulmaz bile… Kur’an da böyle bir ayet olmadığı gibi gerçek hadislerde de böyle söz yoktur.  

Ne var ki, birkaç gün öncesi dini kuruluşların en üst makamından fetva (!)  niteliğinde böyle bir sözü bu sözü duyunca elde olmadan ne günlere kaldık diye düşünmekten kendimi alamadım. Şu anda bile dünyanın birçok ülkesinde bebekler doğuyor, Afrika’da, Kanada’da, Japonya’da Çin’de… Bütün bu bebekler Müslüman olarak doğuyor, sonra ne hikmetse kimi Hıristiyan, kimi Yahudi, kimi de Mecusi veya Budist oluyor!..

Akıl alacak gibi değil…

Yeni doğan bebeğin beyni sıfırlanmış bilgisayar gibidir. Hangi aile bireyleri içerinde yetişirse ondan bilgiler alır. Ailesinin dilini konuşmaya önce hecelemekle başlar, sonra da yavaş yavaş konuşur… Aile hangi dini telkini yaparsa o dini kabullenir veya ilerleyen yaşlarda kabullenmez…

Dünyada sayısız örnekleri vardır; Afrika’da veya başka bir ülkede yeni doğan bir bebeği evlat edinip kendi ülkesine götürülenlerin dilini de varsa dinini de öğrenir.

Bebeklerin doğumu biyolojik; aile ortamı içerisinde yetişmesi de sosyolojik bir olaydır. Akıl ve bilim bunu gösterir. Gerçekte verilen bu fetva bilim ile inancın karşı karşıya gelmesinden başka bir şey değildir. Bilim hiçbir zaman inançla uzlaşamaz.  Her ikisi birbirinden farklıdır. Onun için doğan her bebek Müslüman’dır sözü aklı başında insanları dinden uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz.

Kuşkusuz anlayana…

Osmanlının XVI. Yüzyılın sonlarından itibaren çöküşüne baktığınızda bunda en büyük etkenin medreselerde fen bilimlerinden uzaklaşıldığı, onların yerini doğmaların aldığını görürüz.

Yeni doğan bebeğin diniyle uğraşacağınıza “Yeni anne ve babaya mutluluklar, yeni doğan yavrumuza uzun ömürler dilemek” daha insanca, uygarca olmaz mı?

 

Bu yazı 770 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum