içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Gündemimiz Taliban!..

Yurtiçi ve yurt dışında gündem öylesine hızla akıyor ki; takip edebilmek çok zor… Neredeyse imkânsız gibi… Korona virüs, yangınlar, seller derken bir bakıyorsunuz; hepsi unutulmuş ve onların yerini Afganistan’a hâkim olan Taliban almış… Medyada, sosyal medyada ve yazılı basında hiçbir sorun kalmamış gibi hemen herkes, bilen de bilmeyen de konuşuyor, yazıyor… İnsan elinde olmadan seviniyor; her konuda ahkâm kesecek ne çok bilge kişilerimiz varmış diye…

Yeni gündeme oturan Afganistan’ı neler bekliyor ve ABD ile anlaşan Taliban ne yapacak?

ABD’nin yenilgiyi kabul ederek Afganistan’dan askerlerini çekmesi, Taliban’ın peş peşe aldığı şehirlerden sonra Kabil’e yürümesi bir anda halkı ne olacağım kaygısına düşürdü… İnsanlar belki kaçabiliriz diye Kabil havaalanına koştular… Büyük bir izdiham yaşandı… Ölenler, yaralananlar oldu. Kalkışa geçen ABD kargo uçağına tırmananlar, uçak havalandıktan sonra düşünler oldu…

Kısacası bir insanlık dramı yaşandı. İran sınırına kaçanlar veya götürülenler oradan Türkiye’ye ulaşanlar henüz tam olarak aydınlatılmamış bir başka konu…

ABD Afganistan’dan neden çekildi veya zoru görünce kaçtı?

Kuşku yok ki; bunun ayrıntılarını tarihler yazacaktır ama ortada bir gerçek var; ABD demokrasi getireceğim (!) veya kaynaklarından yararlanacağım diye üzerine çöktüğü ülkelere hep huzursuzluk getirmiş, düzeni bozmuş, başarısız olunca da tası tarağı toplayıp gitmiştir.  Tarihte bunun örnekleri çoktur.  II. Dünya Savaşında Japonları bir türlü alt edemeyince, insanlık dışı bir girişimde bulunmuştu. Hiroşima ve Nagazaki’yi attığı atom bombasıyla binlerce sivil insanı öldürmüştü. Japonlara ancak böyle boyun eğdirebilmişti.

Uzak Doğu fatihi denilen General Mac Arthur Kore’de sahneye bir kez daha çıkmıştı. Ancak Kızıl Çin ve Kuzey Kore karşısında bir başarı gösteremediği gibi Türk Tugayı olmasaydı denize dökülmeleri işten bile olmayacaktı. Bu kez ABD Fransızların yenilgisinden ders almayarak 1975 de şansını Vietnam’da denemişti.  Sonuç yine hüsran olmuştu.  Süper gücün en modern silahları, uçakları, savaş helikopterleri işe yaramamıştı. Amerikan halkı haklı olarak binlerce kayıp verilen Vietnam Savaşıma büyük tepki gösterince, bir kez daha zoru gören ABD Vietnam’ı terk etmek zorunda kalmıştı.  Ardından K.Afrika, Suriye, Irak ve Ortadoğu’ya el atmış,  planlar yine suya düşmüştü.  Şimdi o ülkeler hala karmaşa içerisinde birbirlerini boğazlıyor.

Son olarak Rusya’nın da başarılı olamadığı, doğa koşullarının çok zor olduğu Afganistan’a el attı… Sonuç ortada; Karanlık Orta Çağı yaşayan Afganistan’da Taliban ile anlaşmak zorunda kaldı.

Ne acı değil mi?

Aşırı dinci, aşırı şeriatçı, acımasız on iki aşiretten oluşan, geçimini afyon ticaretinden sağlayan Afganistan’ı neler bekliyor?

Afganistan cumhurbaşkanı, başbakanı paralarını toplayıp kaçtılar. ABD ile birlikle çalışan daha doğrusu onlara hizmet eden Afganlılar şimdi can havliyle kaçmaya çalışıyorlar. Kimi uçakların kapılarına asılıyor, kimi cehaletken uçağın tekerleğine sarılıp can veriyor…

Batı ve İslam ülkeleri Afganistan’ ı tanıyacak mı?

Taliban da bu gerçeği bilmiş olacak ki; ılımlı görünmeye çalışıyorsa da daha dün burka giymeyen bir kadını sokakta öldürdükleri basına düşen haberler arasındaydı.

Bazıları Müslüman ülke diyor!.. Dini bize yakın diyen var mı; bilmiyorum. Müslümanlıktan Müslümanlığa fark vardır; kimi Ortaçağın karanlığında yaşar,  kimi Emevi Müslümanlığından yana, kimi aydınlanma felsefesine aşmış Müslümanlar…Oysa gerçek Müslümanlığın Anadolu’da Selçuklular zamanında başlayıp sürdüğünü kimler bilebiliyor?

Türkiye’ye Taliban’ın etkisi olabilir mi?

Göçmen olayları bir yana cahil kesimleri, yalancı şeyhlerin etkisinde kalanları etkiyebilir. Bu yönden çok dikkatli olunmalıdır.

 Afganistan’da Taliban’ın merhametine terk edilmiş insanlar var. Bunlar ne olacak?

Şimdilerde aydın geçinen ülkelerden ses çıkmıyor. Herkes siperlerin gerisine yatmış ne olacak diye bekliyor.

Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki  Afganistan ilişkilerine; Atatürk ile  Afgan Kralı Emanullah Han  ile olan bağlantıyı  bir başka yazımda değinmek istiyorum.

 

Bu yazı 596 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum