içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Helalleşmek üzerine!..

Ülkenin çözüm bekleyen onlarca sorunu varken siyasetçilerin beklenmedik sözleri bir anda gündeme oturuyor, ardından olumlu olumsuz tartışmalar başlıyor. Böyle olunca da üzerinde durulması gereken asıl konular rafa kaldırılıyor. Gündem değişiyor, kafalar karışıyor.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Helalleşelim” sözü medyada olduğu kadar toplumda da çeşitli yorumlara neden oldu.  

Kılıçdaroğlu helalleşelim diyerek acaba ne demek istemişti?

Bu tartışmalara kimileri helalleşelim, kimileri de ekrana çıkıp biz helalleşmiyoruz diyerek dâhil oldu.

CHP’nin yakın tarihimizde bazı yanlışları olmuştu. Acaba yıllar öncesine inerek o zamanki ve sonraki dönemlerde mağdurluk edebiyatı yapanlarla helalleşelim mi demek istemişti; yoksa bu söz dil sürçmesi miydi?

Kılıçdaroğlu’nun söylediği yanlış anlaşılmıştı; belki de bazılarınca anlaşılmak istenmemiş, başka yöne saptırılmıştı. Lozan’da ileriye bırakılan Musul ve Kerkük’ün unutturulmasını amaçlayan İngilizlerin kışkırttığı, şeriatçı Dersim olaylarını mı kastediyor diye düşünenler varsa, hatırlatmak isterim ki o günlerin Başbakanı Celal Bayar’dı…

II. Dünya Savaşının zorlu günlerinde, imkânsızlıklar içerisinde gündeme gelen Varlık Vergisini mi dersiniz. Yoksa II. Dünya Savaşının sonunda dünya yeniden şekillenirken; 1946’da toplum daha henüz hazır değilken demokratik ve çok partili bir seçime gidilmiş olmasını mı? Yanılmıyorsam CHP 78 yıldır iktidar olamamıştı ve neyle helalleşecekti? Bence her olay yeri ve zamanında tartışılmalıdır.

Kaldı ki, bugün CHP’nin iktidara yürüdüğünü kamu araştırmaları ortaya koyarken böyle bir çıkışa gerek var mıydı?

Kılıçdaroğlu belki de toplumu bütünleştirmek için barış ve sevgi mesajı vererek, hoşgörüyle helalleşelim demek istemiş olmalıdır. Siyasetçiler nereye gideceğini, nasıl yorumlanacağını düşünerek sözlerini doğru seçmelidir.

Şimdi yeri gelmişken helalleşmenin ne olduğunun üzerinde biraz durmak istiyorum.

Helalleşmek, insanların birbirleri üzerindeki haklarını karşılıklı olarak helal etmeleri, o hakkı diğerine bağışlamaları veya hakkından vazgeçmek anlamına gelen bir davranış biçimidir. Uygarca, insanca ve hoşgörülü bir ortamda kardeşçe yaşamayı istemektir.

Helâl sözcüğünün karşıtı ise haramdır. Helalleşmeden sonra kul hakkı ortadan kalkmakla birlikte, helâllik dilemekle önceden yapılanlar yok sayılabilir mi?

Ünlü düşünür Mevlana’nın bir sözü ile yazımı noktalamak isterim:

“Ya olduğun gibi görün, yada göründüğün gibi ol.”

Bu yazı 865 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum