içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Muharrem İnce kendine yazık etti!..

Çoğu zaman olduğu gibi gündemimiz yine değişti. Hangisi daha önemli, hangisine öncelik verelim diye klavyesinin başına geçenler zorlandılar. Oysa yazılacak, onlardan çok daha önemli ve güncel konular vardır. Örneğin ABD Başkanı Joe Biden’in  Türkiye’ye karşı tutumu ne olacak? yeterli aşı yapacak sağlıkçı var ama, aşılar ihtiyacı karşılayacak mı?  Irak’dan gelen  şehit haberleri… Hepsinden öte, erken seçim olacak mı?

Yeni anayasa yapılacak mı?

Bütün bunlar bir kenara itildi, onların yerini uzaya gitme coşkusu, rektör atamaları Ayasofya imamının sözleri, Milli Mücadeleye karşı çıkan, Milli Mücadele ordusuna karşı koyun diye bildirileri yazan, idam edilmiş İskilipli Hoca’nın ölüm yıldönümünde mezarı başındaki anma töreni aldı…

Bunların hepsi üzerinde durulacak konular olsa da; bugünkü yazımda CHP’den ayrılan ve yeni parti kurmaya çalışan Muharrem İnce olayı üzerinde durmak istiyorum.

Muharrem İnce CHP içerisinde yıllardır sorun muydu, yoksa parti içerisindekiler onu anlayamıyorlar mıydı?

Öğretmen Okulu mezunu fizik öğretmeni olan İnce eğitimi bir kenara bırakıp siyasete soyunmuştu.  O zamanlar kendi düşüncesine yakın bulduğu CHP’yi seçmiş ve uzun yıllar parti içerisinde çalışmıştı. Ancak Genel Başkanını beğenmemiş olmalı ki; onun yerine oynamış ve aday olduğu kongrelerde sürekli yenilgiye uğramıştı. Buna rağmen yerine geçmeye çalıştığı Genel Başkanı tarafından son seçimde Cumhurbaşkanı adayı gösterilmişti. Umulandan fazla oy almasına rağmen seçilememişti. Ancak yeri gelmişken belirtmekte yarar vardır; seçim propagandasını büyük bir başarıyla sürdürmüştü. Ancak yanıldığı bir nokta vardı; ona oy verenlerin büyük çoğunluğu kendisinden çok adayı olduğu CHP’ye oylarını vermişlerdi.

Parti içerisinde sorunlar çıkardığı, yeni bir parti kuracağı zaman zaman basına yansıyan haberler olmuştu. Bu arada 4 Eylül 2020 de başlattığı “Memleket Hareketi”nin partiye dönüşeceğini kendimce  pek ihtimal vermiyordum. Daha doğrusu; yeni bir parti kurarak CHP’den ayrılacağını sanmıyordum. Yakın geçmişteki siyasi tarihimiz incelendiğinde partisinden ayrılarak yeni parti kuranların hüsrana uğradıklarını görmüştük. Yalnızca 1950 seçimlerinde CHP’den 1946’da ayrılanların kurdukları Demokrat Parti iktidara gelebilmişti.

Ola ki; Muharrem İnce o dönemi düşünmüşse de kendisi hiçbir zaman Celal Bayar, Adnan Menderes veya Refik Koraltan olmadığını bilmeliydi.

Belki Necmeddin Erbakan’ın partisinden ayrılanların kurduğu AKP’yi düşünmüş olabilir. Ancak o ünlerin şartları ve o zamanın ortamı bugünkünden çok farklıydı.

Bence İnce ne düşündü, kendisine kimler garanti verdi bilemeyiz ama; bildiğimiz çok yanlış yaptığıdır.

Memleket Hareketi girişimlerinden sonra CHP ile ilişkilerini kopararak istifa etti. Kendisini cumhurbaşkanı adayı gösteren partisini suçlayarak üç milletvekili ile birlikte istifa ederken bence biraz büyük laflar söyledi!

“CHP artık bir tabeladan ibarettir. Seçimde hedefim 50+1. Girin kolumuza.  TBMM’de İYİ Parti’den sonra en çok milletvekili olan gurup olacağız.”

Bu arada Cumhur İttifakıyla işim olmaz demekten de geri kalmadı!..

Bir kişinin partisinden ayrılarak yeni bir parti kurması son derece doğaldır ve bir haktır... Ama bunun hesabını, getirisini götürüsünün hesabını iyi yapmalıdır.

Burada yanlış olan; partisini suçlaması, parçalanmaya başladı, Atatürk ismi siliniyor diyerek ayrılmasıdır.

Muharrem İnce büyük bir yanlış yaptı. Belki de iktidara yürüyen CHP’ye yönelik bölünmeyi ve parçalamayı başlattı diyenler çıkabilir. Oysa CHP köklü bir patidir, birkaç milletvekilinin ayrılması onu yıpratmaz, daha doğrusu çökertmez.

Kısacası İnce istifa edecek zamanı iyi değerlendiremedi. Bu istifanın arkasında kimler ve neler var onu şimdilik kestirebilmek oldukça zordur.

İnce olayında onunla birlikte istifa eden Mehmet Ali Çelebi’ye hayret etmedim desem yalan olar. Eski teğmen Çelebi bir sürü soruşturma geçirmiş, tutuklanmış, iftiralara uğramış, uzun süre ceza evinde kalmıştı. CHP onun elinden tutmuş, milletvekili yapmış ve son seçimlerde de önemli görevler vermişti… İnce’nin istifası bekleniyordu ama Çelebi’nin ona katılmasına akıl sır erdiremedim.

Siyasette bazen insan hırsına yenik düşer; sanırım İnce’de öyle oldu.

CHP’de yıldızı parlayanlar var. Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş gibi… Son CHP yönetim değişikliğinde kendisine yer bulamayan, Cumhurbaşkanı adaylığı ve Genel Başkanlık hayalinin gerçekleşmeyeceğini anlayan İnce son çare olarak yeni parti kurarak şansını kullanmaya niyetlendi.

Kısacası yazık oldu…

XIX, Yüzyıl politikacılarından Jacob  Estrup’un meşhur bir sözü vardır, “Yaptığınız işlerde başarılı olmak isterseniz, hırstan kaçınmalısınız.”

 

Bu yazı 2298 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum