içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

EYYY BİDEN!

Diyemedik bu kez!

Daha doğrusu Zat-ı Muhterem diyemedi! Hık mık etti, ama ağzından çıkan cılız sesi kendi kulağı bile duymadı…

Ama söylediği bir tek şek doğruydu, “meseleyi tarihçilere bırakmak gerekir” dedi, ancak gürültüden o da duyulmadı…

Gerçi büyüğümüz diyemedi “Eyyy Biden” diye ama, bir çok yazarımız ağzının payını verdi Biden’in.

Ama biz kendisinden beklerdik.

Geçmiş yıllarda az-çok sesimiz çıkıyordu Ermeni iftiralarına karşı. Ancak bu kez başımızdakiler ilk ağızdan gerekli karşılığı veremediler. Nedeni malum! Göbeğimizden bağlıyız ABD’ye de ondan. Borçluyuz Dünya Jandarmasına, ya da NATO kabadayısına…

ABD kendi yaptıklarına bakmadan tarihe malolmuş, Cumhuriyeti’miz kurulmadan meydana gelmiş bir iç çatışmayı utanmadan gündeme getiriyor ve ülkemizi suçluyor. Kızılderilileri katletmediler mi? Ku Kulux Klan örgütü milyonlarca siyahiyi öldürmedi mi? Japonyaya attıkları atom bombalarından ölenlerin sayısının 500 bin kişi olduğunu söylüyor Japonlar. Bu olay soykırım değilse nedir?

Ayrıca, 1915'de Çarlık Rusya'sının kışkırtması ile Ermeniler Türkiye'nin birçok yerinde soykırım yapmışlardır. Örnek olarak Adana ve ilçeleri Kozan ile Kadirli'de yaptıkları gösterilebilir... Bu arada, öldürülen Dışişleri mensuplarımızı unutmamak gerekir. İsimlerini şu anda anımsamıyoruz, bir çok büyülelçimiz ve konsolosumuz Ermeni katillerce katledildiler... Bu da bir soy kırımdır. Ha çok insan öldürmüşsün, ha az farketmez... Ayrıca, günümüzde Ermenistan'ın özerk Dağlık Karadağ'a yaptığı saldırıları da "soykırım" söyleminin içine almak pekala mümkün..

Ancak Emperyalizmin "Ağababası" ABD bu söylemini sürdürecektir. Çünkü kendi yaptıklarını gizlemek bu yolla kolaydır. Bir de şu anda ülkemizdeki zayıf yöneticileri düşününmek gerekir.. ABD'ye herşeyini teslim etmiş, ona herşeyini borçu olanlar, söylediklerinin dışına çıkamazlar...

ABD, Tarihçilere bırakılması gereken bir durumu, geçmişte kendi yaptıklarına bakmadan, gündemde tutarak zeytinyağı misali üste çıkmaya çalışıyor.

Biz de tarihçi değiliz. Bu yüzden sözü, meseleyi yorumlayan ABD başkanlarındtan Ronald Regan’ın hukuk danışmanı Bruce Fein’e bırakıyorum. Bruce Fein; “Ermeni soykırımı değil Türk soykırımı olmuştur.” diyor…

Bu konuda edindiğimiz bilgileri noktası virgülüne dokunmadan aşağıya alıyorum. Dikkatlice okumanızı diliyorum.

*****

Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA), ABD Kongresi'nde, Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki Ermeni isyanları ve sonrasında yaşananları tüm çıplaklığıyla anlatan "Ermeni İsyanı" adlı belgesel film gösterimi yaptı.

Temsilciler Meclisi'nin çalışma binalarından Rayburn'de geçen hafta 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına yer veren "Aghet-Bir Soykırım" adlı belgeselin gösterilmesinin ardından, Türk kuruluşları da harekete geçti.

cnnturk'ün haberine göre, ATAA, bu belgesele yanıt olarak aynı binada, 1880-1919 yıllarında Osmanlı İmparatorluğu'nun doğusunda Ermeni devleti kurmak üzere başlatılan silahlı Ermeni isyanını anlatan belgesel gösterimi düzenledi.

Eski ABD başkanlarından Ronald Reagan'ın hukuk danışmanlığı görevini üstlenen Bruce Fein, yaptığı açılış konuşmasında, 1915 olaylarının "soykırım" olarak görülemeyeceğini söyledi.

1915 yılında yaşananların "yerli halkın ülkesinden edilip başka bir ülkeye göçe zorlanması olmadığı" için "tehcir" olarak da adlandırılamayacağını ifade eden Fein, bunun bazı Ermenilerin Osmanlı İmparatorluğu içindeki "yerlerinin değiştirilmesi" olduğunu belirtti.

O dönemde İstanbul, İzmir gibi illerde yaşayan Ermenilerin öldürülmediğine ya da tutuklanmadığına dikkati çeken Fein, "Eğer bu 'soykırım' ise neden buradaki Ermeniler de öldürülmedi?" dedi.

"Soykırıma ilişkin kanıt bulunamadı"

Fein, Ermeniler tarafından kullanılan psikolojik stratejilerden birinin, konuyu Yahudi soykırımından farksız göstererek, 1915 olaylarını tartışmak isteyen insanları suçlu hissettirmeye çalışmak olduğunu söyledi.

Ermenilerin Taşnak ve Hınçaklara dair özel arşivlerini hala açmadığına dikkati çeken Fein, "Bence, arşivlerden, bunların provokasyon yapmak için teröre başvurdukları görünümünün ortaya çıkmasından korkuyorlar" diye konuştu. Fein, buna karşın Türkiye'nin arşivlerini açtığını ve arşivlere erişim sağlayacak uluslararası bir komisyonun vereceği kararı ne olursa olsun kabul edeceğini açıklayarak "cesur bir adım" attığına işaret etti ve "Türkiye açıkça taahhüt etti ama Ermenistan bunu yapmadı" dedi.

Birinci Dünya Savaşından sonra Malta'da yüzlerce Osmanlı yöneticisinin yargılandığını hatırlatan Fein, o dönemin, itilaf devletlerinin istedikleri tüm bilgilere rahatlıkla ulaşılabilecekleri "en iyi zaman" olduğuna dikkati çekerek, buna rağmen 1915 olaylarının "soykırım" olduğuna ilişkin kanıt bulunamadığını ve gözaltındakilerin hepsinin serbest bırakıldığını anımsattı.

Fein, 1915 olaylarında ölen Ermenilere ilişkin sayılardan bahsedildiğini, ancak bunların hastalık, açlık, saldırı gibi hangi tür nedenle öldüğünün karakterize edilmediğine de işaret etti. Açlık, hastalık gibi sorunların aynı dönemde eşit derecede Müslüman halkı da etkilediğini belirten Fein, savaş sırasında halkların birbirini öldürmesinin ise suç olarak görülemeyeceğini, bunun savaşın kuralı olduğunu ifade etti.”

*****

Sözlerimi noktalamadan önce bir hususu daha söylemek istiyorum.

Şu anda ülkemizde birçok Ermeni vatandaşımız yaşıyor.. Kendilerine ait kiliseleri bile var. O yurttaşlarımız ABD Başkanı Biden’e yanıt vermelidir...

Bence böyle bir çıkış Türkiye Cumhuriyeti’ne atılmak istenen çamura en iyi yanıt olacaktır…

 

Bugünlük de bu kadar!

Hoşçakalın! Sağlıcakla Kalın!

Datça Havadis’siz Kalmayın!

 

 

Bu yazı 240 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum