içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

DATÇA DEMOKRASİ EVİ’NDE BARIŞ GÜVERCİNİ HEYKELİ

Datça Havadis: Esmeri Alev Ekebaş

Datça’da önemli bir kültür alanı olarak açılacak olan, Datça’nın en eski cezaevi binasının yapısal onarım ve yenilenmesi tamamlandı. Datça’nın eski cezaevi, ‘Demokrasi Evi' yeşil alan ‘Sınırsızlık Meydanı’ olacak. Datça’ya kazandırılan bu projede ‘Barış Güvercini’ heykeline imzasını atan heykeltıraş Halil İbrahim Sever ile bu muhteşem  eseri üzerine sohbet ettik.

 

Barış Güvercini Heykeli Heykeltraş Halil İbrahim Sever;

“Heykel sanatı ile uğraşan ailede üçüncü kuşağım. Akrabalarımızdan büyük dedemiz çok iyi bir mermer yontucusuydu. 10’lu yaşlarda, onun ve büyük kuzenlerimin eserleri, beni, ruhumu ve düşüncelerimi bu hayranlık uyandıran heykel sanatına yönlendirdi. İlkokul beşinci sınıfta ilk sergimi çamurdan figürler ile yapmıştım. Sonrası, benim hedefim ve yaşam tarzım oldu. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Heykel Bölümü mezunuyum. Atölyem Datça’dadır.

Datça Demokrasi Meydanı’na yapmış olduğum Barış Güvercini Anıt Heykeli için bundan 1,5 yıl önce, sanatın ve sanatçının dostu ve destekçisi Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar Bey ve Peyzaj Mimarı Cem Bey ile toplantı yaptık. Gürsel Başkan, güvercin temasının çok uygun ve güzel olacağına dair fikrini paylaştı. Bu fikir beni de heyecanlandırmıştı. Heykelin yapılacağı yer olan eski cezaevine gittim. Güvercin heykelini nasıl bir duyguyla yapmam gerektiğini düşünmeye başladım. Zamanında orada yatan mahkumların, gökyüzüne baktıklarında, görebildikleri en özgür ve hayranlık uyandıran canlının kuş olduğunu düşündüm. O yüzden, duvarda bir tablo gibi, yüksek rölyef şeklinde yapmaya karar verdim. Kanatlarını açmış, beyaz bir güvercin olacaktı. Karşısındaki seyirci ona baktığında yüreği büyümeli, ayakları yerden kesilmeliydi. Ruhu ve kendi uçup gitmeliydi umudun, özgürlüğün, barışın olduğu güzel bir yere…

 

Tasarım konusunda hemfikir olduktan sonra, malzeme kaygısı başladı bende. Tabii ki güzel, kalıcı bir malzeme olmalıydı. Mermer olmasına karar verdik. Güvercin’i, Yatağan bölgesinden çıkan gümüş mermerinden yonttum. Kullanmış olduğum mermerin bir diğer ismi de ‘gökyüzü taşı’ olup, parlatıldığında gökyüzü gibi büyülü bir hal alıyordu.

Mermeri, atölyeme, 12 tonluk bir blok halinde getirdim. Datça’nın bir köyünden, burada doğmuş, Datça’nın maviliklerinde uçmuş bir model kuş satın aldım ve üç ay boyunca onu besledim. Bütün anatomik doğruları onun sayesinde mermere nakış gibi işledim. Finalde, güvercinle ne kadar birbirimize alışmış olsak da ayrılma zamanı gelmişti. Onu, kuş besleyen bir arkadaşıma, ona bir eş bulması şartı ile hediye ettim. Artık ikimiz de mutluyduk ve heykel de yerine sorunsuz bir şekilde monte edilmişti. Yakın bir zamanda da açılışı yapılacaktır.

Son olarak, sevgi ve barışın hüküm sürdüğü, sanat dolu bir yaşam diliyorum herkese.”

 

Bu yazı 439 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum