finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

FELSEFENİN PRENSİ: BARUCH DE SPINOZA: İNSAN KAVRAMI VE YAŞAM ANLAYIŞI

FELSEFENİN PRENSİ: BARUCH DE SPINOZA: İNSAN KAVRAMI VE YAŞAM ANLAYIŞI

FELSEFENİN PRENSİ: BARUCH DE SPINOZA: İNSAN KAVRAMI VE YAŞAM ANLAYIŞI
Haberi Sesli Dinle

Klasik modern felsefenin büyük temsilcilerinden Baruch de Spinoza, İspanyolların İnka uygarlığını yıkışından 130 yıl sonra kaleme almaya başladığı Anlama Yetisinin İyileştirilmesi Üzerine Deneme adlı çalışmasında bize perspektifsel olarak dört farklı yaşam tarzı sunmaktadır.

Bunlar; bir, şan ve şöhret için yaşamak; iki, zenginlik elde etmek ve biriktirmek için yaşamak; üç, duyusal hazlar için yaşamak; dört, insan kendisini insan olarak geliştirmek ve gerçekleştirmek.

Şan ve şöhret, bize başkaları tarafından verilen şeylerdir. Bu nedenle bir insan öncelikle şan ve şöhret için yaşarsa, kendisini başkalarının değerlerine göre yönlendirmiş olur –ki bu durumda başkalarının istemiş olduğu ilkeleri sürekli değişen bir yaşam sürmüş olur.

Zenginlik elde etmek için yaşamak, Spinoza’ya göre hep korku içinde yaşamak anlamına gelecektir. Zira zenginlik hep aynı zamanda yoksulluğu da beraberinde getirmektedir. Zenginlik biriktirip, yoksulluk üretenler, doğal olarak yoksulların gazabını üzerlerinde hissedeceklerdir. Bu nedenle hep korku içinde yaşayacaklardır. Dolayısıyla mutlu olamayacaklardır.

Montaigne boşuna “Paranın saklanması kazanılmasından daha zahmetli bir iştir” dememiştir.

Üçüncü mümkün yaşam tarzı olarak, Spinoza duyusal hazların peşinden koşmayı ele alır. Duyusal hazların tatmini insanın dışında olan nesnelere ve diğer insanlara bağlıdır. Ayrıca duyusal hazlar gelip geçen, yeniden gelen ve değişen şeylerdir. Bir süreklilik ve kalıcılık arz etmezler.

Son olarak; mümkün bir yaşam tarzı olarak Spinoza insanın kendisini gerçekleştirmesini perspektifsel olarak önermektedir. İnsanın kendisini gerçekleştirmesi ile kastedilen ise, bir varlık türü olarak insanının birtakım yetilerin veya kapasitelerin toplamı olduğudur.

Buna göre insan söz konusu yetilerini veya kapasitelerini geliştirebilmesi için kendisini çok yönlü eğitmesi ve buna uygun olarak da yaşamı her alanında özgürce deneyimlemesi gerekmektedir.

Ancak böyle bir yaşam insan için mutlu bir yaşam olarak adlandırılabilir. Fakat Spinoza’ya göre böyle bir yaşamın mümkün olabilmesi için, insanının her şeyden önce çok iyi gelişmiş ve çok iyi kullanabildiği bir akla ihtiyacı vardır. Akıl ise, Türk atasözünden bildiğimiz üzere parayla satın alınamıyor; akıl gökten zembille de inmiyor bildiğimiz gibi. İnsanının, akıl yetisini aktif bir şekilde eğitim yoluyla kendisinin geliştirmesi gerekmektedir.

İşte, insan akıl yetisini ve diğer fiziksel ve zihinsel kapasitelerini ne kadar çok iyi ve çok yönlü geliştirebilirse, o oranda mutlu ve yaşamış olacak.

Prof. Dr. Doğan Göçmen

Tarih: 05-01-2022

FACEBOOK YORUM
Yorum