finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Kainat ve Kadın

Kainat ve Kadın

Kainat ve Kadın
Haberi Sesli Dinle

Merhaba,
Yaşam ve yaşamın içindeki tüm gerçeklikler, iki form ile algılanır. Algının yönetimi, gerçekliğin yönetimi ile alakalıdır. Algıda oluşan formlar, fiziki yaşam tezahürleri olarak yaşam senaryomuza ve ilişkilerimize yansır.
Bu formlardan biri madde, diğeri ise manadır.
Maddeyi algıladığımız temel iki boyut; fiziksel ve psikolojik boyutlardır. Manayı ise her şeyi içine kapsayan, içinde barındıran, yüksek bilinci açığa çıkaracak deneyimleri doğuran, barındıran, spirituel boyut olarak betimleyebiliriz. 
Kainatın zıddı ile var olma hali; bir olma, ard arda gelme, iç içe geçme gibi spiralleri ve dolayısı ile yaşamın doğal ve temel yasalarını oluşturan iki kuvvenin etkisidir.
Kabala bu iki kuvveyi Jakin ve Boaz olarak, tasavvuf ise, yukarıda anlattığım gibi, madde ve mana olarak açıklar.
Bu iki kuvve, aktif -pasif, gök-yer, ak-kara, şekil veren-şekil alan, ruh-madde, ışık-karanlık, etki eden- etki alan, gece-gündüz, pozitif- negatif, aktif-pasif, iyi-kötü, iç- dış, yükseliş-iniş, bilinçli- bilinçsiz gibi burada sayamadığım pek çok tasvir ile tanımlar.
Kutbiyet, kutupluluk halleri yaşamın kendi varoluşunu kendi içinde bütünsel, tamamlayıcı, destekleyici gibi formlarla döngüsel olarak tezahür ettirmesidir. Tezahürün temeli bu formlardır. Eğer bu formlar olmasaydı "androjenlik" yani, eril veya dişi olmayış hali olurdu. 
Tasavvufta, seyrü sülük (manevi yolculuk), ehad-ı vücut ( yaradan ve yaratılmışlarla bir olma) denilen hallerin oluşabilmesi için polarite kavramlarının olması, dişil-eril prensiplerin feleğin çemberi olarak tabir ettiğimiz, dilimizde plesenk olan bu matematik formunun, yani "dairenin" bütünlüğü açısından şarttır. Aksi halde, yaşamın üç temel geometrik şekillerinden( daire, üçgen ve kare)  biri varolamazdı. 
Astroloji'de de biz astrologlar, bu üç temel geometri ve bunların minimize hallerinin istatiksel olasılık hesaplamaları ile öngörülerimizi yaparız. Bunlara; açılar, açı kalıpları deriz. Kare- karşıt ve kavuşum olarak en temel ve etkin hallerini inceleriz.

KUTUPLULUK İLKESİ
Kutupluluk ilkesini astrolojik sembolizma olarak yorumlarsak eğer;
Güneş ve Ay'dır. Yani, iki farklı ışık kaynağımız ,karanlık ve aydınlık yanımız, ruh ve beden...v.d madde ve mana algılarımızın ışık kaynaklarıdır. Ay; annedir, döllenen ve doğuran enerjidir. Tabiri caizse, diğer tüm planetler, Ay'ı döller, Ay hepsinin enerjisini içinde barındırır ve absorbe ederek, dağıtır. Ay altı denilen dünyamıza aktarır. Gökyüzünde bize en yakın olan, çevremizde fır fır dönüp bizi sarmalayandır. Her gün tüm dünyayı dolaşır,  sanki bir anne gibi, ne var ne yok kolaçan eder. Bizden küçücük olmasına rağmen, adeta üzerimize kol kanat gerer.
Aynı zamanda uyumuzdur. Adeta, kainatla bağlantı kurmanıza katalizör olur.
Natal ve tüm harita tekniklerinde, tüm kainat geçmişinde, Ay'ın faz ve menzillerinin önemi, önceliği bu sebepledir. Çünkü Ay; mana algısını, gözle görülmeyeni anlatır ki, bu algı fiziksel bedeni ve hayatın fiziksel görünümünü doğurur Kadın, bu sebeple rahim sıfatını taşır.
Kadim bilgilerde, İsis, İştar, İnanna gibi isimlerle tasvir edilir. Bugün hepimizin eril prensip olarak bildiği, adını sıklıkla duyduğu Satürn pre-mitlerde dişil - ana formdur ve toprağı temsil eder. 
Gerçekliği üç boyutlu olarak deneyimlediğimiz yaşam sürecimizde gözlemlediğimiz her şey ise, bu iki formun içiçe geçmiş halidir. Bu hali şekilsel olarak "vesica piscis" olarak anlatabiliriz. Üçüncü boyutun oluşması böyledir. 
Tıpkı Kadın ve erkeğin bir araya gelip, birleşerek bir çocuğun olması gibi. 
Kadın, tüm insanları doğuran olduğu gibi, günümüzde insanı anlatan, çürümüş, can çekişen, katledilen bir bilgiye dönüşen "insanlığı" da yeniden doğuracak olandır.
Böyle derin ve engin bir güce sahip kozmik rahimdir.
Atom ve atomaltı parçacıkları incelediğimizde, iyonlarla karşılaşırız. Negatif ve pozitif olarak onlarda tüm kainatta mikro ve makro olarak mevcuttur. Doğada iyonlar, havaya enerji transfer edilmesi durumunda oluşurlar.

HAVAYI TEMİZLER, HUZUR VERİR
Negatif iyonlar, havayı temizler, huzur verir, depresif halden uzaklaştırır. En güzel halleri şelalelerde, dağ, deniz kenarlarındadır. Havayı, pozitif elektrik yüklü alanları, negatif iyonlar temizler, arındırır. İşte Kadın budur, enerjisi böyledir, bunu yapabilecek potansiyeli oluşundan itibaren vardır.
İnsan bedeni olarak incelediğimizde ki bu astrolojik olarak Kova burcudur . 
Kadın - xx -kromozomuna sahipken, erkek - xy - kromozomlarına sahiptir. Buradan da anlaşıldığı gibi, erkek kadının bir parçasıdır. 
Kadın; kendisini, gücünü, yapabilitesini, haklarını, hudutlarını anlamaya başladığında, şikayet eden, ezilen, haksızlığa uğratılan formdan uzaklaşacaktır. Kainattaki en değerli güç bilgidir, dolayısı ile Kadın ben kimim, neye sahibim ve nasılım bilgilerine erişmelidir. İşte o zaman yaşamı ve eril kuvveyi, tıpkı bir hamur gibi yoğurup şekillendirebilir. İşte o zaman insanla birlikte insanlık ,küllerinden yeniden doğar. İşte gerçek Altın Çağ ve Uyanış budur.
Atatürk, bu hakkı Türk kadınına layık görmüş, öngörmüş, hakkını teslim etmiştir. 
Dolayısı ile Kadın Hak'lıdır. ( bunu tanrısal güç olarak düşünmenizi arzu ederim )
Sizlere kainatın matemaği üzerinden kadını anlatmaya çalıştım. 
Yaradan kadına çift xx kromozomu vererek, sadece insanı değil, gerçekliği de doğuracak potansiyelin varlığından haberdar etmiştir. Kadın, nasıl bir kuvve olduğunu anlamalıdır. Kadının gözle görülmeyeni doğurma, var etme potansiyeli her daim vardır.
Kadın gülerse, dünya güler.
Kadınınız gülerse, dünyanız güler.
Kadın, unuttuğun gülmeyi yeniden öğren !
Uzun uzun yazdım bu haftada, destanlar yazılmış kadının sıfatlarına.
Gökten düşmüş yine üç elma, 
Biri Kadın, diğeri adama. 
Üçüncüsü mü ? 
O da, kadının doğurduklarının başına...
Sevgiyle sizleri selamlıyorum. 
Bu yazıyı okuyan hemcinslerimin kadınlar gününü, karşı cinslerimin de ruhlarında ve bedenlerindeki dişil enerjilerinin kutluyorum. 
Her günümüz kutlansın, kutsansın. 
Sizleri rutin olarak  bir aforizmamla selamlıyor, 
"Hakkın Terazisi Hak'tır" diyorum.
Daim olan, sevgi olsun efendim. 
Saygılarımla...

Aysel Yıldızbakan

Tarih: 07-03-2021

FACEBOOK YORUM
Yorum