finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Mehmet Erdal’ın Yazılarından Kent Konseyleri ve Mahalle Meclislerini Okumak (1)

Mehmet Erdal’ın Yazılarından Kent Konseyleri ve Mahalle Meclislerini Okumak (1)

Mehmet Erdal’ın Yazılarından Kent Konseyleri ve Mahalle Meclislerini Okumak (1)
Haberi Sesli Dinle

"Üçe bölünmüş bu yazı Mehmet Erdal’ın belki de iki yılı aşan bir süredir onlarcasını yazdığı Kent Konseyi ve Mahalle Meclisleri ile ilgili yazılarından yola çıkarak hiyerarşisiz ve katılımcı demokrasinin araçları olarak meclisli yapıları tartışmaya en azından bir yanından başlamak amacıyla yazılmıştır. İlk bölümde tartışmanın yapıldığı Datça’ya ilişkin sosyolojik bir temellendirme yapılmaktadır… İkinci bölümde Datça’daki belediye ve kent konseyine giriş yapılacak ve son bölümde ise Mehmet Erdal’in Kent Konseyi ve Mahalle Meclisleri değerlendirmelerinde eksik ya da aksak kısımlara göndermeler yapılacaktır. İlgi çekerse sonrakii yazılarda da hiyerarşisiz-yatay örgütlenmelere dönük başka paylaşımlar da yapılacaktır."
Mehmet Erdal, Datça’da yerel gazetecilik derken önemli isimlerden biridir. Haber peşinde koşan iyi bir gözlemcidir. Datça’ya ilişkin son birkaç yıldır pek çok bilgiyi, haberi onun kaleminden okuduk. Aynı yollardan geçmişliğimiz, aynı fikirlerden beslenmişliğimiz vardır. Ama detaylarda kimi zaman ayrı düştüğümüz de olur. Datça’daki yerel örgütlenmeler üzerine epeyce yazı yazdı ve çok uzun süredir bir tartışma yürütmeye çalışıyor. Bu yazı Mehmet Erdal’ın Kent Konseyi ve Mahalle Meclisleri üzerine yazdığı yazıları tartışmak amacıyladır.  

 

"Aydın Erdoğan: Datça’da “gazetecilik” derken birkaç önemli isim daha var.  Aydın Erdoğan, onlardan biri. Birkaç gün önce kaybettik. Datça Havadis ve onun öncülü Balıkaşıran vb. gibi birçok yerel gazetenin kurucusu, sahibi, çalışanı Aydın Erdoğan’ı anmadan geçmemek lazım. Eski bir Mülkiyeli, emekli kaymakam… Sadece Datça’da değil, Türkiye basın camiasında hatırı sayılır bir isme sahip… Tercüman ve Akşam gazeteleri dışında RTÜK’den de tanıyoruz kendisini. Konumuz Datça yerel basını ya: Datça yerel basını için mutlaka kilit isimlerden biri olarak anılacak.   Fikren pek anlaşamasak da, unutmayacağımız isimlerden biri olacak. 2020 Datça Badem Çiçeği Festivali öncesinde kendisiyle uzunca bir söyleşi yapmıştık. Ondan kırpa kırpa yaptığım bir dakikalık bir video da burada izlemek isterseniz bkz: https://vimeo.com/532177691. Anmadan geçmek istemedim!"

 

Datça’da Örgütlülük
29 Ağustos 2021, günlerden Pazar. 20bin küsurluk Datça’da aynı gün içinde birçok etkinlik vardı, Datça’da. Marmaris Yangını sonrası arka arkaya 11 mahalle ya da semt dayanışma grubu kuruldu. Datça zaten günlük yaşam içinde örgütlü davranmaya özen gösteren insanların tercih ettiği bir yerleşim. Farklı toplumsal kesimlere seslenen, irili ufaklı siyasi parti, dernek, platform, sendika, kooperatif vb. farklı biçimlerde örgütlenmiş birçok girişim var. İlk saptama olarak bu örgütlenmelerin çoğuna daha ziyade dışarıdan gelip de Datça’ya yerleşenlerin tercih ettiğini söylemek mümkün.
Gelelim etkinliklere: 29 Ağustos Pazar günü, Datça’nın Özbel Sitesi civarında oturan kalabalık bir grup, afetlere karşı örgütlenerek herkese açık bir dayanışma kahvaltısında bir araya gelirken… Mezarlık ve Çomarlık mevkiinde, başka bir dayanışma grubunun toplantısı yapılmaktaydı… Eş zamanlı olarak Mesudiye taraflarında da Mesudiyelilerin dışında Palamutbükü’nden, Kızlan’dan, Emecik’ten ya da İskele Mahallesinden birçok katılımcıyla iki günlük  gönüllülere dönük profesyonel bir itfaiye ekibinin katkısıyla yangın söndürme eğitimi verilmekteydi. Yine aynı sıralarda Akturlular da Mahalle Afet Gönüllüleri- Acil Müdahale Ekibi (MAG-AME)’den hızlı bir afet hazırlık eğitimi alıyordu. Belki bilmediğimiz başka dayanışma gruplarının da toplaşmaları vardı, kimbilir?
Mahalle Meclisleri?
Turnusol okuyucuları bilir:  Mehmet Erdal yazılarında, sıklıkla mahalle meclislerinin önemine vurgu yapar (en azından ben, son 2 yıldır Mehmet Erdal’ın Datça’da mahalle meclislerinin nasıl örgütlenmesi gerektiğine dönük onlarca yazısını hatırlıyorum). Mesela son yazılarından birinde,  Marmaris yangını sonrasında kurulan mahalle dayanışma meclislerinin kuruluşunu şöyle anlatır:
“Mahalle meclisi, mahalle örgütü, komitesi, dayanışması... ya da başka herhangi bir ad... Nasıl istiyorsanız, o adı verin. Hiç önemli değil. Önemli olan, 29 Temmuz günü öğle sonu Marmaris'te başlayan ve hızla yaygınlaşan orman yangınının bir-iki gün içerisinde Hisarönü Mahallesine ve Çubucak Orman Kampı yakınlarına gelip dayanması karşısında korkuya kapılan bir grup Datçalı yurttaş tarafından Özbel Mahallesinde 'dayanışma' doğrultusunda kendiliğinden atılan ve 14 gün içerisinde 11 ayrı yerde ete kemiğe bürünür hale gelen o adımın kendisidir. ”
(bkz: https://www.muglaturnusol.com/yazarlar/mehmet-erdal/datca-mahalle-meclisleri-uzerine-3/148/ ve dizinin diğer yazıları)
Aslında kendisinin de birçok yazısında belirttiği Datça’da mahalle meclislerinin oluşturulması isteği bir hayli eskidir ve onun özlemi birçok Datçalının da özlemidir. Mesela Datça’da en gelişkin meclis tipi örgütlenmesi olan Muğla Çevre Platformu Datça Meclisinin 2-2.5 yıl önceki “Nasıl Bir Datça İstiyoruz” adıyla düzenlediği tüm Datçalıların serbestçe katılımına açık forumlarında anket sorularından biri “Datça’nın gelişimine, değişimine dair önerileriniz nelerdir” sorusuydu. En çok sahip çıkılan öneri ise “mahallelerde hiyerarşisiz-yatay olarak örgütlenmiş yerel halk meclislerinin örgütlenmesi”ydi (bkz: https://datcagundem.wordpress.com/2019/06/22/forum-nasil-bir-datca/) . Aynı isteğin Kent Konseyini oluşturan bileşenler tarafından da sahiplenildiği de hatırlanacaktır.  

Datça’da Sosyal Yaşam
Datça, diğer kıyılara göre ulaşılması daha zor, adeta ada özellikleri gösteren bir yarımada. Datça’nın uzun zaman ulaşılması zor bir yerleşim olması dolayısıyla Datça’ya özgü bir ada kültürünün geliştiği söylenebilir. Datça’nın yerlileri, tarımla geçinen, dışa kapalı ve dayanışarak kendine yetmeye çalışan, gençlerini büyük kentlerdeki iş fırsatları nedeniyle dışarıya göç veren bir toplumken yakın geçmişte giderek turizme kayıyor…. Tüm batı kıyılarında olduğu gibi, Datça’da da dışarıdan gelip yerleşenler, önce yazları tatil amacıyla geliyor, sonra da yaz-kış oturmaya başlıyorlar. Ancak gelenler daha ziyade yaşça geçkin, emeklilerden oluşmakta. Böylelikle Datça önemli ölçüde yaşlı bir nüfus barındırıyor. Datça’nın kayıtlı nüfusu şu sıralar, 23binlerde görünüyor. Aslında belki de yerleşik nüfusu bunun en az iki katı? Büyükşehirlerden gelerek Datça’ya sığınan yeni yerleşiklerin önemli bir kısmı ikamet kayıtlarını taşımadıkları için, Datça’nın nüfusu hala bir hayli az gözüküyor. Dolayısıyla Belediyesi de merkezi hükümette toplanan kaynaklardan maalesef daha az pay alıyor. İyi şehirleşme için doğru planlama yapmak, planlama için doğru bilgi toplamak lazımken, Datça’nın gerçek nüfusu bile tam olarak bilinemiyor. Aslında daha kalabalık bir şehir olmasına rağmen hizmetlerine yeteri kadar kaynak ayıramıyor. Bir de yazın geçici yazlıkçılar ve turistler de eklenince yaz nüfusu belki de tabelada yazanın 5 katına çıkıp, yüzbinlere dayanıyor.
Datça’da da her tatil yöresinde olduğu gibi, sonradan gelenlerle yerli nüfus arasında çıkar çatışmaları yaşanıyor. Datça bir Özel Çevre Koruma Bölgesi: doğası devlet eliyle koruma altında? Datça’ya dışarıdan yerleşenler, Datça’nın özel çevre koruma bölgesi olması dolayısıyla, benzerlerine göre daha az bozulmuş doğallığı ve sakin bir kasaba olması nedeniyle tercih ediyor? Yani Datça: dışarıdan gelenler için, hem sosyal hem de doğal bir sığınak, hatta “sığınağın son kertesi” (Bkz 
https://datcagundem.wordpress.com/2019/01/02/datca-siginagin-son-kertesi/)!  Ancak ulaşım olanaklarının artması ile birlikte gelenlerin çoğalması ve yerleşmesiyle Datça daha hızlı büyüyor, “zenginleşiyor”; aşırı yapılaşma ve diğer insan müdahaleleri ile doğal yapı değişiyor, bozuluyor. Gelenlerin kendi yaşam alışkanlıklarını Datça’ya taşıması, yerlilerin alıştıkları kültürün daha hızlı değişmesine ve kimi çekişmelere neden olabiliyor.  Her yerleşimde olduğu gibi ekonomik ve demokratik gelişmelerin yanında toplumsal huzurun sağlanması, dayanışmayı yücelten eşitlikçi sosyal ilişkilerin geliştirilmesi ile mümkün. Datça’daki arayışın özü de bu olsa gerek!

 

Kaynak: https://www.muglaturnusol.com/yazarlar

 

Tarih: 13-09-2021

FACEBOOK YORUM
Yorum