finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

19 Mayıs’ın ruhunu anlayabilmek!

Türk tarihini incelediğimizde Mayıs ayının büyük önemi olduğunu görürüz. Bu ayda nice olaylar, savaşlar ve darbeler yaşanmıştır.  Geçmişe baktığımızda 26 Mayıs 1071’de Malazgirt Savaşı ile Türk boyları Anadolu’ya girmiş, 29 Mayıs 1453 de İstanbul fethedilmiştir.  I. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf devletlerinin İstanbul’u işgaline tepki olarak 23 Mayıs 1919’da Sultanahmet Mitingi yapılmış, 3 Mayıs  1934 de ilk Türk yerli uçağının uçuşu gerçekleşmiş, 6 Mayıs 1927  de  Ankara radyosu  yayına başlamıştır. Türkiye’nin politik olarak katıldığı II. Dünya Savaşı 8 Mayıs 1945 de sona ermiştir.

Onların yanı sıra I Mayıs’ta Emekçi Bayramı, 27 Mayıs da demokrasiden uzaklaşan Demokrat Partiye karşı Askeri Darbesi gelmiştir. Bütün bu olaylar içerisinde Türk toplumu için en önemli olanı Atatürk’ün samsuna çıkarak emperyalizme karşı 19 Mayıs 1919 ‘da Milli Mücadelenin ilk adımını başlatmıştır.  O sırada Yunanlılar Ege’de, İtalyanlar Ege ve Akdeniz’de, Fransızlar güneyde Anadolu’yu işgal etmişlerdi.

Cumhuriyet çok zor koşullarda yoksulluklar ve parasızlık içerisinde kurulmuştur. Ne yazık ki, günümüzde tarih bilgisinden yoksun, şartlandırılmış, beyinleri yıkanmış bazı zavallıların hala bunun bilincinde olmayışı gerçekten üzüntü vericidir.

19 Mayıs’ın ruhunu anlamak kolay değildir. Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a Türklerin kurtarıcısı olarak ayak basmıştır. Böylece Atatürk’ün önderliğinde emperyalizme karşı tam bağımsızlık hareketi başlatılmıştır. En azından yedi yıldır savaşan, yoksullaşan, varını yoğunu yitiren, toprakları işgal edilmiş Anadolu insanının ayağa kaldırılmasının başlangıcıdır; 19 Mayıs…

Atatürk Nutuk’un ilk sayfasında Samsuna çıktığında gördüğü manzarayı şöyle dile getirmişti:

”Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu topluluk genel savaşta yenilmiş,  şartları ağır bir ateşkes anlaşması imzalamış, büyük savaşın uzun yılları boyunca millet yorgun ve yoksul durumda…  Milleti uzun bir savaşa sürükleyenler kendilerinin kaygısına düşerek yurttan kaçmışlar. Vahdettin yalnızca kendini ve yalnızca tahtını koruyabileceği çareler aramakta, Damat Ferit Paşa başkanlığındaki hükümet güçsüz, onursuz korkak, yalnızca padişahın isteklerine uymuş, onunla birlikte kendini koruyabileceği duruma boyun eğmiş. “

Anadolu halkı işgalden arta kalan toprakları kurtarabilecek bir önder arıyordu ki;  O önder 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmuştu.

I. Dünya Savaşı boyunca ülkesini yöneten İngiliz Başbakanı Lloyd George, Atatürk'ten söz ederken; “Onun gibi dahiler dünyaya yüz yılda bir gelir. O da maalesef Türklere nasip oldu” sözünü boşuna söylememiştir.

Tarih boyunca yaşanmış hiçbir girişim Atatürk’ün Samsun’a gitmesi kadar kurtarıcı olmamıştır. Onunla, Türkler kendilerini yabancı boyunduruğundan ve içerideki düşmanlardan kurtarmışlardır.

Türkiye işgal altındayken kurtuluşun çareleri aranıyordu. Bazıları İngilizler veya Amerikalılar tarafından korunmak istiyorlardı. Onlara mandacı deniliyordu.   I.Dünya Savaşına hiç yoktan Osmanlıyı sokanlar kendilerini kurtarmanın telaşı içerisine düşmüşlerdi. Bazıları çareyi yurt dışına kaçmakta, bazıları da İngilizlerin emrine girmekte bulmuşlardı. Kısacası toplum bir kurtarıcı arıyordu; sonunda o kurtarıcı Samsun’da ortaya çıktı.

19 Mayıs’ın ardından Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu, devrimler ve insanca yaşamak, cehalete karşı savaşmak gelmiştir. Bu yüzden, diğerlerinden çok farklı bir anlam taşıyan 19 Mayıs Bayramını coşkuyla kutlamalıyız.

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Türk Milletine kutlu olsun.

Bu yazı 717 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum