finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Askerlik sohbeti!..

Sünnet düğününde asker olur inşallah, damat olur inşallah denilirdi. Bu sözler beni bir anda geçmiş yıllara götürdü. Askerlik için ne çok sözler söylenmiş diye düşündüm. “Her Türk asker olur”, “Askerlik vatan görevidir”, “Askerlik çağı”, “Askerlik yükümlülüğü”, “Askerlik hatırası”, “Askerlik şubesi veya dairesi”  gibisinde…

Şimdilerde geçerli olup olmadığını bilmiyorum ama bir zamanlar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan, 20-40 yaşlar arasındaki sağlıklı her erkeğin askerlik yükümlülüğü vardı.  Bizler ve bizden önceki kuşaklar için askerlik çok önemliydi. Askerliğini yapmayana kız bile vermezlerdi. Anlaşılan her Türk asker doğar sözünü içimize sindirmiştik. Öğrencilik yıllarımızda şimdi olmayan askerlik dersleri vardı ve ordudan gelen resmi elbiseli bir subay bize ders verirdi.  Askerlikten sınıfta kalmak yok derlerdi. Askerlik derslerinde ayrı bir heyecan duyardık; sınıf mümessilimiz sınıfın kapısında durur hocamız gelirken dikkat çeker ve hepimiz hazır ola geçerdik.

Eskilerin deyişiyle “Geçmiş zaman olur ki hayalı cihan değer.”

Güzel günlerdi.

O günlerde subaylar görevleri dışında da olsa üniformalarıyla aramızda dolaşır bizler de onları hayran hayran seyrederdik. Liseyi bitirdikten sonra Harp Okuluna gitmek istemişsem de ailemden izin alamamıştım. O günlerden bu günlere ne zaman Kara Harp Okulu Marşını duysam heyecanlarım:

 “Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız

  Tufanları gösteren, tarihlerin yadıyız

   Kanla irfanla kurduk biz bu cumhuriyeti “

Liseyi bitirdikten sonra aklım hep askerlikte kalmıştı. O yıllarda lise mezunları yedek subay oluyor isteyen ordu da kalabiliyordu. Üniversiteye gitmeyen arkadaşlarımızdan bazıları yedek subay olmuşlardı ve ben de onlara imreniyordum, Sonunda üniversiteyi bırakıp ailemden gizli yedek subay olarak askere gittim. 47.Dönem Yedek Subay Okulunda çok zorlu bir eğitimde geçtik. Tabancadan, ağır makineliye, havana kadar her türlü silahı kullanmayı öğrendik. Gerçek el bombaları attık. Öğleye kadar yanaşık düzen ve at binme, öğleden sonra nazari derslerle çok iyi bir eğitim aldık.  Bizlere ders veren subaylarımız sizleri komplike olarak Harp Okulu eğitimi veriyoruz diyorlardı. Askerde kalmayı düşünmüştüm ama sonra baktım ki; diğer subaylar arasında üniversite eğitimi almadığımdan eziklik duyacağımı hissettim ve terhis oldum. Yeri geldiğinde belirtmek isterim ki terhis olana kadar o çok sevdiğim üniformayı bir gün bile üzerimden çıkarmadım. Bir gün askerlik şubesinden çağırdılar ve üsteğmen olduğumu tebliğ ettiler. Çok mutlu olmuştum ne var ki bir daha askere çağırılmadım.  Askerlik yoklamamı her yıl yaptırırken 40 yaşıma geldiğim için çağ dışı kaldığımı tebliğ ettiler. Gerçekten yaşamımın üzüldüğüm günlerinden biriydi.

Şimdilerde bakıyorum da devran değişmiş; bizim zamanımızdaki askerliğin yerini kısa dönem, bedelli çürük  gibi değişiklikler almış…

Bizim kuşaklar bir araya geldiğimizde sözü döndürür dolaştırır askerlik anılarına getirirler. Bizler heyecanla o günlerin anılarını anlatırken; eşlerimiz kızar, bırakın artık derler…  Oysa bizim kuşakların anlatılacak birbirinden ilginç askerlik anıları varken yeni kuşakların hiçbir şeyleri yok. Konuştukları “bankaya şu kadar para yatırdık, askerliği anlamadan terhis olduk” diyorlar. İçlerinden başçavuşu albay sananlar bile var!..

Yine de her Türk asker doğar sözünden yanayım…

 

 

Bu yazı 863 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum