finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Dünyayı gezip dolaşmak!

Geçtiğimiz günlerde; gençlere bazı tavsiyelerde bulunuldu; İmkânınız olursa dünyayı gezip görün, farklı kültürleri tanıyın…

Gerçekte son derece yerinde ve gençlere verilen doğru bir tavsiye…

Bazılarına göre şaka gibi bir söz…

Bir zamanlan 1 Nisan şakaları yapılırdı. Yabancı basın insanları bu yönde uyandırmak için April Fish (Nisan Balığı)  diye başlıklar atarlardı. Ancak yaşantımızın her anı şakaya dönüşünce  “Nisan Balığı”da unutuldu. Bu söz de onlardan mı diye; insan elinde olmadan düşünüyor.

Anadolu’nun herhangi bir köşesinde  yaşayan bir genç ülkesindeki büyük şehirleri, oradaki yaşamı, kültürü tanımadan kendini  ne kadar geliştirebilir?

Yabancı diyarları gezip dolaşmak, yeni şeyler öğrenmek insanı geliştirir.  Onlardan bir şeyler öğrenebilme kabiliyetiniz veya kültürünüz varsa, dışa açılma insana çok şeyler kazandırır.  

Ben kendi hesabıma “Dışişleri Bakanlığı Kültürel Değişim Programı” çerçevesinde Almanya ve Pakistan’a Ayasofya Müzesi Müdürü olarak gidebilme olanağı bulmuştum. Her iki ülke hem yaşamımda hem de görevimde katkısı olmuştu.  Özellikle diplomasiyi öğrenmiş, bana yabancı kültürleri tanımıştım, bir bavul dolusu kitapla geri dönmüştüm.

Bizim kuşakların üniversite öğrencileri; öncelikle eğitimlerini tamamlamayı, askerlik görevlerini yapmayı, sonrada evlenerek yuva kurmayı hayal ederlerdi. Çoğumuzda bu hayali hiç zorlanmadan gerçekleştirmiştik. Bizler meğer mutlu kuşaklarmışız da haberimiz yokmuş…

Günümüzün gençlerine bakıyorum da bizim kuşaklar için olağan şeyler onlar için 1 Nisan şakası gibi…

İnsan yaşamını güçleştiren hayat pahalılığı, Türk Lirasının yabancı paralar karşısındaki düşük seviyesi, işsizlik ve bir yığın yokluk…

Üniversiteyi bitirenlerden dünyada geçerli meslek sahibi olanlar, yabancı dil bilenlerin yurt dışına gitmek istemelerinin altında yatan nedenler üzerine eğilen var mı?

Her gün yeni zamların geldiği motorin fiyatları karşısında insan yurt içerisinde dolaşma veya yakınlarına gidebilme olanağını bulamıyor. Bir örnek vereyim; İstanbul Datça arasında otobüs fiyatı 600 TL’yi aşmış…

Bu gençler bilgi ve görgüleri arttırmak, farklı kültürleri tanımak için nasıl yurt dışını görecekler?  

Her şey paraya dayalı... Pasaport defteri 225 TL,  10 yıllık pasaport 1.478 TL, Schengen vizesi 80 Euro, vize başvurusu 400 TL, çıkış harcı 150 TL... Giriş dönüş uçak parası, en ucuzundan otel, yiyecek içecek, oradaki ulaşım ve cep harçlığı bunların dışında… Benim hesabım zayıftır; lisede matematikten zar zor geçmiştim.  Bunları da siz hesap edin derim…

Önümüzde bayram var;  gazetelerde yurt dışında tatil reklamlarını yakında hep birlikte göreceğiz.. Üniversiteyi bitirip de iş bulamayan, gelecek hayalleri sona eren gençlerden kaçı bu ilanlarla ilgilenir?

Bizde meşhur bir söz vardır; eğri oturup doğru konuşalım denir. Gençlerimizin çoğu öğrenciyken aldıkları bursları ödeyemeyip icralık oluyor. Evlerinden çıkıp bir kafede oturamıyor, şehir içi otobüslere binip binmemekte tereddüt ediyor, konser, tiyatro, sinema ve kız arkadaşıyla bir yere gidebilmesi hayal…

Cumhuriyetin ilk yıllarında geleceğin Türkiye’sini akıl ve bilimle yeniden yapılandıracak olan Atatürk, açtığı sınavlarla yurt dışına başarılı öğrenciler göndermişti. Onların hepsi dönüşlerinde kendilerine verilen bu imkânı fazlasıyla yerine getirmişlerdi. Yeni Türkiye’nin kuruluşunda büyük payları olmuştu. Onların tek tek isimlerini yazmaya kalksam sanırım bana ayrılan sütun buna yetmeyecek.

Yeri gelmişken çoğumuzun üzerinde tam olarak durmadığı bir noktaya değinmek isterim; imkânınız varsa yurt dışına gidin deniliyor. Günümüz gençlerinden bazılarına bu imkânların sağladıkları olabilir.

Onlar kimlerdir; işte asıl mesele de burada noktalanıyor.

Yurt dışını görmenin bir başka kolay yönü de var; en azından internete girip istedikleri ülkeleri görebilirler. Bence buna da şükretmeli ileri de onun da ne olacağı bilinmez…

Gençlik ne zaman denilse; Haydar Aliyev’in bir sözünü hatırlarım; “Toplumun geleceği için, gençlerin başarıya ulaşmasını sağlamak, ana görevlerimizin başında gelmektedir.”

Bu yazı 1133 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum