finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Geçmişten günümüze yeni yıl!..

Yılbaşlarında yeni yılla ilgili yazı yazılması basında adettendir. Bende bu geleneğe uyarak, yılbaşlarında bir şeyler yazar ve yeni yılın topluma mutluluk ve refah getirmesini, güzel şeylerle karşılaşılmasını dilerim. Oysa yeni yılın günleri ve ayları birbirini izleyince çoğumuz gibi bende umutsuzluğa kapılırım.  

 

Bütün belirsizliklere rağmen yeni yılın gelişini yine de umutla kutlamaya hazırlanıyoruz.

2022 bizlere neler gösterecek; erken seçim olacak mı, ekonomideki zorluklar, karamsarlık aşılacak mı?

Geleceği görme gibi bir yeteneğimiz olmadığından bu soruların yanıtını verebilmek çok zor…

Tarihten ve mitolojiden bildiğimiz kadarıyla;  Geleceği önceden görme yeteneği Troia Kralı Piriamos’un kızı, Hektor ile Paris’in kız kardeşi Cassandra’ya tanrı Apollon tarafından verilmişti. Ancak Troia’nın yaklaşan sonunu, yaşanacak acıklı günleri görmesine rağmen kimseyi inandıramamış, elinden bir şey gelmemişti. Belki de mitoloji ve tarih; ileriyi gören bilge insanın çabasının bile bir şeye yaramayacağını göstermişti.

Bizlerde Cassandra’nın yeteneği olmadığına göre yeni yılın neler getireceğini bilemeyiz. Ancak öngörüyle bir şeylerin farkında olanlar çıkarsa da onların söyledikleri ne kadar etkili olabilir?

Onu da bilemeyiz

Gün olur yakın tarihimizi düşünürüm; 1939-1940’larda dünya ülkelerinin insanları sevinçle, umutla ve iyi dilekleriyle yeni yılı kutlamıştı. Oysa dünya ateş çemberinin içerisine düşmüştü…

Japonya 1945’de yeni yılın gelişini nasıl kutlamıştı bilemem ama Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombasıyla tüm yeni yıl dilekleri altüst olmuştu.  Dünya tarihi bunun gibi sayısız örneklerle doludur.,

Türkiye’de 2020’i, 2021’i iyi dileklerle kutlanmış, zorluklarla baş başa kalınmış, acılar, ölümler birbirini izlemişti. Umutlarla girdiğimiz yılda dünyayı kasıp kavuran COVİD-19 bizi de perişan etmişti. Kim ne derse desin; halen de can almaya devam ediyor.  Şimdi de OMİCRON denilen insan hücrelerini alt üst eden yeni bir virüsten söz ediliyor.

2022 bizlere ne getirecek; gerçekten bilenimiz var mı?

Eskiden yılbaşlarında umutla Milli piyango alınır, çekilişe kadar insanlar pembe hayaller görürdü…Şimdi bakıyorum artık onu da çok gördüler, piyango bileti alan yok gibi… Neden almıyorlar; o da apayrı bir konu…

Geçmişe dönmek istiyorum; benim çocukluk yıllarım İstanbul’un mistik semtlerinden Kuzguncuk’ta geçmişti. II. Dünya Savaşının zorlu günleriydi; Türkiye her an savaşa girebilirdi İsmet Paşa yönetimindeki basiretli politika bizleri savaş dışında tutmuştu ama savaşa girmişçesine zorlu günler yaşanmıştık. O günlerin yılbaşlarını kadınlar, yaşlılar ve çocuklar evlerinde kutlarlardı. Evin erkekleri nerede derseniz onların hemen hepsi silahaltındaydı.  Bizim evimizin bahçesindeki çam ağacından bir dal koparılır, üzerine karı anımsatacak pamuk parçaları konurdu. Savaşın tüm yurdu etkilediği günlerde bugün olduğu gibi suni çamlar üzerine yerleştirilen çeşitli aksesuarlar ve ışıklar yoktu. En azından aile bireyleri bir arada neşeyle toplanır en büyük eğlence olarak tombala oynanırdı. Televizyon olmadığından Ankara radyosu neyi çalarsa, neyi söylerse onu dinlerdik…

Aradan yıllar geçti; demokrasiye girdik dendi, seçimler yapıldı. Dönemin tek iktidarı değişti. Yeni siyasiler ortaya çıktı; onlar oy kaygısına düştüler. Geçmişin sinmiş kara tipleri meydanı boş buldular. Zaman acımasızca yol aldı ve bugünlere geldik…

2022’yi kutlamaya hazırlanıyoruz…

Ekonomik sıkıntıdan yine pek çok aile yeni yılını evinde kutlamaya hazırlanıyor. Eskilerden farklı olarak bazı evlerde suni çam ağaçları ışıldamaya başladı…

Basından öğrendiğimiz kadarıyla bir zamanların cübbeli, sarıklı kara sakallı bağnaz ve cahil tebliğciler (!) ortaya çıkmış; yılbaşı kutlamak gâvur işi, İsa’nın doğum günü bize yakışmaz diyorlarmış. Ne var ki, aydın insanlar onların hezeyanlarına kanmıyor, yeni yılın gelişini imkânları doğrultusunda kutlamaya hazırlanıyor.  Tebliğciler zinhar şarap içmeyin, günah demişler… Yeni yıla girerken bizlere özgü rakı içmeyi planlamıştım; bu yılbaşı tepki olarak rakı değil şarap içmeye karar verdim..

Yıllar yılı yazılıp çizildi; Yeni yılın Noel ile Müslümanlık ile alakası yok diye… Ama bazıları bunu bir türlü anlayamadı veya anlamak istemedi….

Yeni yılı kutlamak amacıyla dünyanın çeşitli ülkelerinde törenler düzenlenir, gösteriler, eğlenceler yapılır. Ama yine de yeni yılın ne getireceğini, nelerle karşılaşacağımızı kimse bilemez.

Yeni yılın tüm dünyaya ve bizlere mutluluk getirmesini diliyorum.

Bu yazı 1283 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum