finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Kiralar uçtu, ev almak hayal oldu!..

Ekonomide zor günler geçirdiğimizi gündemi izlemeyenler dışında bilmeyen yok gibi… Türkiye’de ekonomi biliminde yetişmiş pek çok akademisyen ve uzman varsa da nedense onların bilgisine başvurulmak istenmiyor. Bazıları şapkadan tavşan çıkar mı diye beklerken bazıları da gözlerdeki ışıltıdan söz ediyor. Ekonomi uzmanlarından bazıları faiz getirilmeden çözüm olmaz derken; kredi kartıyla simit alan veya çay içenler bu ülkede yaşıyor. Bazıları da fiyatların iniş ve çıkışlarından, dövizlerin dalgalanmasından yararlanıyor.  Kısacası tam bir kısır döngü…

Bu yazımda hemen her gün toplumu etkileyen,  artık hepimizin alıştığı zamlar dışında; konutlar, kiracılar, ev sahipleri ve orta gelirliler için mal sahibi olmanın imkânsız olmasından söz etmek istiyorum.

Betonlaşan Türkiye’nin birçok yerinde gökdelenleri andıran konutlar yükseliyor. Böyle olunca çoğu insanın ev sahibi olmasının kolaylaşacağı, kiraların aşağı çekileceği düşünen biraz saf insanlar ülkemizde var mı diye düşünüyorum. 

Ne yazık ki; günümüzde tam tersini yaşıyoruz.

Ülkemiz betonlaşırken konut sıkıntısı hemen her şeyin önüne geçiyor. Yeni yapılanlar orta sınıf insanın alım gücünü aşarken, kira bedelleri de onları katılıyor. Kısacası dar gelirli veya kaldıysa orta sınıf insanlar sözcüğün tam anlamıyla dışlanıyor, ev sahiplerinin insafına kalmış… Kiralarını, faturalarını ödedikten sonra geçinmeleri için ellerinde bir şey kalmıyor.  Gelişmiş ülkeler uygun fiyatlı konutlar yaparak, kiralama sektörünü düzenlemişler… Kısacası belirli geliri olanları devlet korumuş…

Ne acıdır ki;  konutu olanların bile ellerinden alınarak ödeyemeyecekleri borçların altına sokulanlar,  bu ülkede yaşıyor.  Kentsel Dönüşüm veya TOKi projeleri uyarınca  bazı mahallelere inşaat sektörü  giriyor; insanların evlerini yıkıyor, onların yerine yeni konut yapılırsa on yıllık vade ile borçlandırılıyor. Bu da yetmiyor kira bedellerini aşan site yönetimine! Yüksek aidat ödemek zorunda kalıyorlar. Kısacası her nasılsa bir evi olan emekli hem evinden oluyor, hem de ödeyemeyeceği borcun ve aidatın altına sokuluyor.

Şimdi var mı bilmiyorum; yıllar önce Amerikan modeli Mortgage modeli ortaya çıkmış, kira öder gibi ev sahibi olacaksınız denmişti. Şehrin belirli yerlerindeki arsalara satış siteleri kurulmuş, maketten evlerin satışları başlamıştı. Maketler çok güzeldi; site içerisinde alışveriş merkezleri,  tenis kortları, yüzme havuzlarıyla insanlar kandırılmıştı. Bir arkadaşım beni de Beylikdüzü’nde Mortgage sokmuş, birkaç yıl para ödemiş ve sonra da Mortgage’nin Taksimdeki ofisi buhar olmuştu.

Bir zamanlar emekli olan bir devlet memuru ikramiyesiyle ev satın alabiliyordu. Benim dedelerimde emekli olunca ev sahibi olmuşlardı. O günlerde kirada oturan devlet memuru babamın da zorlandığını duymamıştım.  

Maaşının belirli bir oranı ile ev kiralayabilirdi. Yanlış ekonomi politikaları yüzünden yıllardır bu durum değişti. Emekli olan üst düzey bir devlet memuru veya özel kurumlarda çalışanı, küçük bir daireye bile sahibi olamıyor. Emekli maaşı ile yaşamına uygun bir kira ödemekten bile yoksun kaldı.

Şimdi her şey dolara bağlı; dolar yükselince satış fiyatlarının yanı sıra kiralar da yükseliyor. İnsanlar kiralarını ödeyemeyecek duruma geldi. Araştırmışlar en ucuz kiralar nerede diye;  Kars ile Şırnak çıkmış…

Bunun çözümü ne olacak?

Devlet bu sorunun üzerine eğilir mi?

Hiç sanmıyorum…

Bu yazı 1007 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum