finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Nazar mı, Akılsızlık mı?

Aklımızın alamayacağı kadar garip olaylarla karşılaştığımız bir ülkede yaşıyoruz. Bilim ve akıldan uzak, dini inanca sığınarak yapılanları görünce de hayrete düşüyoruz. Nedense olumsuz sonuçlar doğuracak olaylar yaşanınca kendimizde hiç suç bulmuyor, olup bitenlerin sonucunu ya başkalarının üzerine yıkıyor, ya da ilahi güçlere sığınıyoruz.

Birkaç gün öncesi bunun ilginç bir örneğini yaşadık. 2002’de yapımına başlanan Zonguldak- Kilimli sahil yolunun bir bölümünün kış aylarında hırçınlaşan, şiddetlenen Karadeniz’in dalgalarının altında kaldığını medyadan öğreniyoruz. 22 Ocak’ta açılması planlanan yolun iki tüplü tünel girişindeki yaklaşık 1 kilometrelik bölümü hasar görmüş, asfalt ve dolgusu sökülmüş… Yolun yapımında çalışan işçiler veya onların bağlı bulundukları şirket tarafından böyle bir olayın yaşanmaması ve kem gözlerin nazarlarından korunmak amacıyla kurban kesmişler.

Kayaları bile yerlerinden söken, kış aylarındaki Karadeniz’in şiddetli dalgalarını hesaplayacak, belki de yeterli olmayan alt dolgu üzerinde durulacağı yerde, çareyi kurban kesmekte bulan düşünce gerçekten çok garip…

Yolun bozulma nedenleri düşünüleceğine nazar değdi diyerek işin içerisinden sıyrılabilinir mi?

Benim merak ettiğim; doğru yerde yapılmayan, doğa ve yapı malzemeleri incelenmeden girişilen bu işteki günah, zavallı bir hayvanı kesmekle geçiştirilir mi?

Kuran’da insan ve hayvan canı almayın, eziyet etmeyin gibisinden bazı sure ve ayetler olmasına rağmen nedense öncelikle kurbana sarılıyoruz. Yıllar öncesi Yeşilköy Havalimanında çalışanlardan bazıları apronda deve kurban etmişlerdi de günlerce basında konu olmuştu.

Toplumun bazı kesimlerinin sevinçli veya üzüntülü günlerinde kurbana sarılmalarını anlayabilmek gerçekten çok zor… Bir çift evlenir, çocukları olur, otomobil veya ev alır; kan akıtalım diye hiç günahı olmayan bir koyun veya horoz kesilir. Bazıları da her yeni yılın girişinde mutlu olacaklarına inandıklarından yine aynı yola giderler.

Karadeniz’deki sahil yolu yapımında, ya da o bölgede derelerin denize ulaşması önlenince doğa kendisine yapılana sellerle karşılık vermiştir. Fay hatları üzerinde ve dere yataklarında yapılaşmaya gidilince de buna benzer sorunlarla karşılaşırız. Akıl ve bilim önemlidir; ülkemizde bu konuda yetişmiş mühendisler, çevreciler ve jeologlar, daha doğrusu yer bilimciler varsa da nedense onların uyarıları dikkate alınmaz veya önemsenmez. Yapılanlar olumsuz olarak sonuçlanınca kurban kesmekle, nazarla geçiştirilmeye çalışılması son derece komik…

Bilinmesi gereken bir nokta da bilim ile inancın hiçbir zaman bağdaşmadığıdır.

Antik Çağın ünlü düşünürlerinden Epictetus’un Yapacağımız en ufak akılsızlık kazandıklarımıza neden olur” diyerek günümüze ışık tutmuştur. Bir Hint atasözünde ise; “Akıllı insan yapılacak işin başında, akılsızsa sonunda düşünür” der.

 

Bu yazı 1054 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum