finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Prof. Dr Zekeriya Beyaz’ı da yitirdik

Müslümanlığı, Kuran’ı çok iyi bilen, toplumu batıl inançlardan, dini çıkarları uğruna alet edenlere karşı bir ömür boyu mücadele eden Yaşar Nuri Öztürk’ten sonra Zekeriya Beyaz’ı da 12 Nisan’da yitirdik. Bu iki büyük din âliminin boşluğunu şimdi kimler dolduracak?

Zekeriya Beyaz ile yıllar öncesine dayanan bir dostluğumuz ve ayrı konularda olmamıza rağmen kalem arkadaşlığımız vardı.

İlk defa ne zaman ve nerede karşılaştığımızı şimdi tam olarak anımsayamıyorsam da bildiğim 1990’lı yıllarda Ortadoğu Gazetesinin ikinci sayfasında birlikte köşe yazarlığı yapmış olmamızdı. O günlerde gazetenin Aksaray Langa’daki ofisinde rahmetli Necdet Sevinç, Zekeriya ve ben bir araya gelir; yazacağımız yazılardan, günün olaylarından söz eder, bazen yakınır, bazen sevinirdik. Gerçekten güzel günlerdi…

Basınla ilişkisi olanlar bilirler; gazeteciliğin en güzel yanlarından birisi de yazar ve muhabirlerin işlerini bitirdikten sonra yaptıkları sohbetlerdir.  Her şeyin bir sonu olduğu gibi bizim de Ortadoğu’daki günlerimiz sona ermiş; ben Kayseri’ye gönderilmiş, gazete de bir süre sonra kapanmıştı. Böyle olunca aramızda kopukluk olmuş, yaşam mücadelesi derken uzun bir süre önce Necdet’ten aldığım telefonuyla görüşmüştüm. Son konuşmamız olacağını nereden bilebilirdim…

Zekeriya Beyaz’ın bilgisinden kaynaklanan sohbetlerine doyum olmazdı. O günleri düşlerken ardından yazı yazacağım aklıma gelmezdi. Ama yazgı; önce Necdet Sevinç’in, sonra da Zekeriya Beyaz’ın ardından geçmişi düşünerek yazıyorum.

Zekeriya Beyaz gerçekten dini, Kuran’ı çok iyi yorumlayan gerçek bir din adamıydı. Kitap ve makalelerinde de belirttiği gibi din simsarlığına, Tanrıyı alet ederek kazanç sağlayanlara karşıydı. Bu yüzden de çok tepki çekmiş, hakarete uğramış. Ne var ki, yolundan hiç ayrılmamış bildiği gerçekleri söylemiş ve yazmıştı.

Basından öğrendiğime göre Esenlerdeki Özel Güney Hastanesi'nin yoğun bakım servisinde aspirasyon pnömonisi nedeniyle 18 Mart'ta tedavi altına alınmış ve orada yaşamını yitirmiş...

Zekeriya Beyaz 1 Mart 1938 yılında Gaziantep’te dünyaya gelmiş, ilköğrenimini orada yaptıktan sonra orta eğitimini Kahramanmaraş İmam-Hatip Lisesinde tamamlamıştır. İlk görevi olarak 1963 yılında Nizip Ulu Camii'nde imam-hatip olarak ilk defa göreve başlamış, bu arada devam ettiği İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünü 1972 yılında bitirmiştir. Bundan sonra Diyanet İşleri Başkanlığında aralıksız on dört yıl aydın bir din adamı olarak imam-hatiplik, vaizlik ve müftülük görevlerinde bulunmuştur.  Müftülük görevini sürdürürken Diyanet İşleri Başkanlığı ile aydın görüşlerinden ötürü anlaşamamış 3 Mart 1977’de ayrılarak yaklaşık on yıl kadar gazetecilik ile geçimini sağlamıştır.  Bu arada İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde “İslam Hukukuna ve Türk Medeni Hukukuna Göre Aile Hayatı” konulu teziyle doktorasını yapmıştır. Bundan sonra yazarlığını sürdürmüş, 1991’de din sosyolojisi alanında doçentlik almıştır. Ardından İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Bölümünde profesör olmuştur. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde 2000-2003'te dekanlık yapan Beyaz, televizyon programlarında sürekli olarak insanları aydınlatmaya çalışmıştır. Ekranlarda çoğu kez gördüğümüz dini öne sürerek kazanç sağlayanlardan hiç olmamıştır. Bu yönden kendisini eleştirenlere de yeri geldiğinde haklı yanıtları vermekten hiç çekinmemiştir. Bu konuda yazdığı kitaplar din simsarlarının işine gelmemiş, sürekli onunla uğraşanlar olmuştur. 2005 yılında emekli olan Zekeriya Beyaz’ın yayınlanmış eserleri arasında “Allahın Varlığına Belgeler”, “İslam ve Kolay Din”, “ İslam İle Müjdesi”, “Kendi Belgeleriyle Said Nursi ile Nurculuk”, “İslam ve Giyim Kuşam Başörtü Sorununa Dini Çözüm ”, “İslam ile Mutlu Kılmak” , “Türkiye’de Örtülü Savaş” ve “Batıl İnançlar ve Hurafeler”.

Zekeriya Beyaz’ın Ortadoğu Gazetesi olmak üzere çeşitli yayın organlarında çok sayıda makalesi vardır. Bunların toplanarak kitap haline getirilmesi bilimsel yönden son derece önemlidir. Bence bunu en iyi şekilde benim de unuttuğum yazılarımı toplayan araştırmacı yazar Recep Küçükizsiz yapar. Kendisinden bu çalışmayı da bekliyorum.

Zekeriya Beyaz’a Tanrı’dan rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

 

Bu yazı 1073 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum