finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Tansu Çiller siyasete dönüyor mu?

Bizde meşhur bir söz vardır; eskiye rağbet olsa Bit Pazarına nur yağardı…

Müzeciler de eski çağlardan kalan eserleri el üstünde tutar, bakımı yapar ve müzelerinin vitrinlerinde korurlar.

Kuşku yok ki; bu sözlerde gerçek payı varsa da aynı sözü devrini kapamış, yaşı ilerlemiş siyasetçiler için de söylenebilir mi?

Bürokraside, orduda ve üniversitelerde ne kadar bilgili ve deneyimli olursanız olun, yasalara göre 65 yaşına geldiğinizde emekli edilirsiniz. Kimse sizin görgünüzden, bilginizden ve deneyiminizden yararlanmayı düşünmez. Birçok bilim insanı, yazar ve sanatçı en güzel eserlerini bu yaşlardan sonra verdikleri de gerçektir. Şöyle ki; bu işin yaşla pek alakası yoktur.   Bilemem, kararı sizler verin…

Basından ve televizyon kanallarından öğrendiğimize göre uzun bir süre önce Başbakanlık yapmış olan Tansu Çiller’in yeniden siyasete dönme hazırlıkları içerisinde olduğundan söz ediliyor.  Ancak kendisinin siyasete ağırlık koyduğu yıllardan bu yana köprülerin altından çok sular aktı. Yeni seçmen kuşağı yetişti, yaşlıların çoğu da rahmeti rahmana kavuştu.  Yeni seçmenler bir zamanların ünlü siyasetçisini ne kadar tanır ve güvenir; bilemeyiz. 

Bizim ülkemizde belirli görevlere gelenlerin çoğu nedense o makamın hayat boyu kendi mülkleri olduğunu sanır; bazıları bir türlü koltuğu terk etmek istemez. Köşelerine çekilip anılarıyla avunacağına veya yazacakları yerde yeniden o makama gelmek isterler.

İnsan içgüdüsü veya kompleksi midir? Psikoloji de bunun ismi var mı; belemem…

Böyle bir duyguyu ben hiçbir zaman yaşamadım; geçmiş geçmişte kaldı demişimdir.

Eski Başbakan uzun süre sessiz kalmışken neden birden siyasete girmeyi istiyor?

 Bu yönde onu yeniden siyasete sokmak isteyenler olmuş mudur?

Beklenmedik anda parlamenter sistemden yana altı siyasi partiye açıkça karşı çıkıyor. Basından öğrendiğimize göre; “Bunu Türkiye’nin, gençlerinin önüne umut diye koymak ihanettir.” demiş.. Oysa yakın tarihlerde arada bir görünüyordu ama siyasi bir konuşmayı hiç yapmamıştı.

Bu dönüşün amacı neydi? 

Bilebilmek kolay değil…

Yeni bir parti kurar mı diye düşünenler varsa da yeni bir parti kurup teşkilatlanarak seçimlere girebilmek kolay değildir. Bunun en kolayı tabela partilerinden birini ele geçirmektir.

Basından bu yönde bazı girişimlerde bulunduğunu öğreniyoruz. Bunlardan birini ele geçirmiş olsa bile ne kadar oy alabilir; akademik eğitimli biri olduğuna göre bunun hesabını çoktan yapmış olmalıdır. Belki de AKP-MHP’nin destekçisi olacaktır.   

Tansu Çiller’i ilk defa Süleyman Demirel ekonomi ve siyaset bilgisine dayanarak ortaya çıkarmış,  1991 seçimlerinde İstanbul Milletvekili olmuş, ardından Devlet ve Dışişleri Bakanı, Başbakan (1993-1996), Başbakan Yardımcısı (1996-1997) ve Doğru Yol Partisi Genel Başkanı (1993-2002) olmuş ve sonrada belki kendi isteği veya istem dışı siyaset dışında kalmıştır.  Siyasette olduğu sürede batık İstanbul Bankası’nın genel müdürü olan eşinin arka plandan yönetime katıldığı rivayet edilmiştir. Söylenmişti. Kendisine yakın çevreler Öncü isimli bir gazete çıkarmışlardı. Toplumu ve yakın tarihi çok iyi bilmediği bazı konuşmalarında ortaya çıkmıştı. Erzurum’daki bir mitinginde yanlış anlama gelen bir sözcüğü kullanmış, Ermenilerin baskısıyla idam edilen, yurtsever Boğazlıyan Kaymakamı için Boğazlanan Kaymakam demesi tepki almıştı. Belki dil sürçmesiydi, belki bilgisizlikti ama o günlerin basınında epey hicvedilmişti. Bir süre mal varlığından söz edilince; “Annem vefat ettiğinde evde bir çıkın bulduk. Servetimizin kaynağı o çıkından çıkan paralardır” demişti.

En garibi de Selçuk Parsadan isimli bir dolandırıcıya para kaptırmıştı. Döneminde karanlıkta kalan bazı siyasi olaylar tam açıklığı çıkmamış, dönemin Genel Kurmay Başkanı “Tak diye emreder, şak diye yaparım” demişti. Belki de bu söz bazı çevrelerde ne kadar etkili olduğunu gösteriyordu.

Kendisi ben milletimi özledim demiş… Acaba milleti de onu özlemiş midir? Bütün mesele burada; yeniden aktif siyasete girecek olursa kendisine başarılar dilerim. Yeri gelmişken belirtmek isterim; Süleyman Demirel tarafından siyasete sokulduğunda yapılan ilk seçimde, siyasetin görüşü değişecek diye ben de kendisinden yana oy kullanmıştım.

Şimdi hep birlikte kimlerin onu özlediğini veya özlemediğini göreceğiz.

Dilerim memleket için hayırlara vesile olur.

Bu yazı 1191 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum