içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Tribündeki kızın memeleri!

Filenin sultanları başarıdan başarıya koşuyor, rakip tanımıyor dünya devrini peş peşe yeniyor. Son olarak da kaba tabirle ABD’yi çatır çatır yendiler ve dünyanın bir numarası olma özelliklerini koruyorlar.
Türk kadınının erkeklerden aşağı kalmadıklarını siyasette, edebiyatta, yönetimde, bilimde ve güzel sanatlarda çoğu kez göstermişlerdi. Bu kez de voleybolda rakip tanımayan kadınlarımızın başarıları birbirini izlerken aynı zamanda  dünyanın da bir numarası oldular. Onların övünülecek başarıları yine de medyada büyük paralar harcanan  başarısız futbolumuzun altında kaldı. Buna rağmen yılmadılar; hepsi kültürlü, sosyal yönleri ağırlıklı,  yabancı dili bazılarını kıskandıracak kadar ana dili konuşan kızlar… Magazinlerde adı ünlüye çıkanlar gibi isimleri geçmiyor,  aşklarıyla dillere destan olmuyor, şımarıklıktan uzak mazbut aile kızları…
İnsan şaşıyor bu altın kızlar;  bizlere hiç benzemiyor; acaba Alis Harikalar diyarından mı geldiler diye elimizde olmadan düşünüyoruz
ABD’ye karşı sevinirken; bir anda sevincimiz kursağımızda kaldı. Televizyon ekranları bir anda tribünlere çevrildiğinde ellerinde bayraklarımızla takımımıza destek veren taraftarları bir anda genç bir kızımız ekrana geldi. Sırtında bayrağımızla coşkuyla bağırarak takımımızı destekliyor, yerinde duramıyor, hopluyordu… Ne olduysa o anda oldu ve bir saniyede memeleri görünmüş...
Tribündeki kızımızın coşkusunun hayranlıkla izlerken memesine bakmak çoğumuz gibi benimde aklımdan geçmedi. Milliyetçiliği beka diyerek yere göğe sığdıramayanlar milliyetçiliğin ne olduğunu bu kızdan öğrensinler diye düşündüm. Milliyetçilik her şeyden önce ahlak ve karakter işidir.
Bu görüntüyü  gören cahil cühela takımı anında TRT’ ye şikayette bulunmuşlar, kızın memelerini nasıl yayınlarsınız diye..
TRT’de ne yapmış biliyor musunuz; çekimi ya maçın çekimini biz değil Amerikalılar çekti!..
Böylece günah çıkararak namuslarını! Kurtarmışlar.
Önceki yıllarda da bu bağnaz takım bacakları meydanda diye altın kızlarımızı tenkit etmişlerdi.
Bazen kendi kendime düşünüyorum; toplumun bazı kesimleri cinsel açlık içerisinde neden bu kadar bocalıyor. Voleybolcu kızlarımın oynadıkları oyuna değil de; onların bacaklarına bakıyor, tribünlerde ise seyircinin memesine…
Kaza olarak bir kadının memesi de görünür, rüzgârın azizliğine uğradığında etekleri de havalanır. Bunlar talihsiz olağan durumlardır ve herkesinde başına gelebilir.. Üzerinde durulacak olan;  toplumun bazı kesimlerinde görülen cinsel açlık belirtileridir.
Marilyn Monreo’nun 1955 yapımı “Yaz Bekârı” filminde havalanan etek sahnesi vardı. Belki de filmin en güzel sahnesiydi.
Kadınlarımızın başarıları, cumhuriyete, laikliğe direnen bu kendini bilmeyen cahil cühelanın işine gelmediği açıkça görülüyor. Ne acıdır ki, kadının beyni, bilgisi ve kültürü yerine onun bedeniyle ilgileniyorlar. Gençlik yıllarında ve yaşamları boylunca hiç flört etmemiş, karşı cinsin elini bile tutamamış bu insanlardan daha başka ne beklenir.
İyi ki varsınız; filenin sultanları, sizlerle onur duyuyoruz. Atatürk’ün kızları çatlak seslere her zaman olduğu gibi en güzel yanıtı verdiler. Sizlerle onur duyuyoruz.

 

Bu yazı 685 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum