finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

AKHİSAR

Değerli Datça Havadis okurları!

Şubat ayının 25'inden bu yana doğduğum kent olan Akhisar'dayım.

1944 yılının 15 Haziran'ında perşembeyi cumaya bağlayan gece saat 01:00'de 100 numaralı iki katlı bir evde doğmuşum. Akhisar doğduğum ilçe yani...

Günümüzde Manisa iline bağlı. Merkeze bağlı 14, kırsalında ise 96 mahallesi var.

2021 yılında 176 bin nüfusa sahip.

Osmanlı döneminde Saruhan beyliğine bağlıydı.

***

Bunları niye yazıyorsun diyenler olduğunu biliyorum. Ancak İlk, Orta ve Lise öğrenimini yaptığım kent, aynı zamanda kişiliğimin oluştuğu yer!

1964 yılında Üniversite eğitimi için Başkent Ankara'ya gitmek için ayrıldığım Akhisar, 9 bin yıllık bir geçmişe sahip!

Kentte İsa'dan önce 6-7 bin yıllarında ilk yerleşkeler görülüyor.

Eski kaynaklara, Sikke ve Yazıtlara göre Akhisar, Thyaterira, Polepeia, Semiramis, Euppiuta Siyaterrya, Aspro Kastro, Köklice gibi isimlerle anılmıştır.

Bu bilgiler şu anda kazılıp gün yüzüne çıkarılan Tepe mezarındaki tanıtım levhasından alınmıştır. 

Levhada aynen şunlar yazılıdır!

***

THYATEİRA (THYATIRA) ANTİK KENTİ

Akhisar ilçe merkezi sınırları içerisinde yer alan (Thyaterira-Thyattra) antik kentine ait kalıntılar "Tepe Mezarlığı" ile "Hastane Höyüğü" denilen iki alanda yoğunlaşmaktadır Hastane höyüğünde yapılmakta olan kazılar Akhisar'ın Prehistorik çağlardan itibaren iskan edildiğini kanıtlamaktadır

Antik kent hakkında bilgi veren en eski yazılı veriler M.Ö. 3. yy.'a aittir. Bu ilk yerleşimin Mekadonyalılara ait bir koloni kenti olduğu saptanmıştır. M.Ö. 281 yılına tarihlenen bir yazıtta;

"Thyateria'daki subay ve askerler 1. Seleukos'a (Nikator) adak sundular" ifadesi kentteki Makedon askeri kolonisine dair en önemli kanıttır.

THYATEİRA antik kenti çeşitli metinlerde Polepia, Semiramis ve Euheppa adlarıyla da anılmıştır. Hatta Akhisar yakınlarında bulunduğu belirtilen bir yazıtta, Thyateria, Semiramis ve Pelopia isimleri birlikte kullanılmıştır. Kant hakkında bilgi veren Stephanos Byzantios ise "Bir Lydia şehri olan Thyateira'nın önceleri Pelopia ve Semiramis adlarıyla anıldığını, Thygater kelimesinin kız evlat anlamına geldiğini Suriye Kralı III. Saleukos'un bir savaş sırasında kızı olduğunu duyması üzerine kente bu adı verdiği belirtilmektedir.

Ancak Thyateira ismindeki "Teira" kelimesinin Lydia dilinde "Kale" ya da "Kasaba" anlamına geldiğini savunan bazı araştırmacılar Thyateira'da Lydia döneminden itibaren bir yerleşim bulunduğunu önermektedirler. Böylece kentin tarihi daha erkene Lydia Krallığı dönemine çekilebilir.

Kent, Pliniu'da "Thyatirania" şeklinde geçmektedir. Strabon'da ise "Thyateria Sardias yolu üzerinde sol tarafta Makedonialılara ait bir Kaotika, Mysialıların en uzak kenti ifadeleri vardır.

Kent ve çevresi M.Ö. 190 yılından sonra Pergamon Krallığının hakimiyetine girmiştir. Bu dönemde kendi adına para basma yetkisine sahip olmuştur. Kentin şimdiye kadar bilinen en erken sikkesi de M.Ö. 2. yüzyıla aittir. Son Pergamon Kralı III. Attalos'un M.Ö. 133'de ölümünün ardından Krallığı, vasiyeti üzerine Roma İmparatorluğu'na kalmıştır. Böylece Anadolu'nun büyük bölümünde olduğu gibi Thyateira ve çevresi Roma İmparatorluğunun topraklarına katılmıştır. Ancak II. Eumenes'in oğlu olduğunu iddia eden Aristonikos bu kararı tanımayıp isyan edince Batı Anadolu'nun, Thyateria'nın da yer aldığı özellikle kuzey kesimlerinde sıkıntılı günler başlamıştır. Daha çok kuzey Lydia ve güney Mysia civarında geçen olaylardan doğal olarak

Thyateria'da etkilenmiş ve kent bir süreliğine ele geçirilmiştir

Roma döneminde M.Ö. 25/24 M.S. 17 ve M.S. 178/179'da kent ve yakınlarında meydana gelen şiddetli depremler sonucunda Thyateira büyük zarara uğramış, İmparator Tiberius'un ve Nadrianus'in yardımlarıyla yeniden imar edilmiştir. Kentte görülen pek çok inşaat ya da onarım bu sürece aittir.

Caracalla zamanında ise Attaleila, Apolloni, Hermakapelana ve Hiarkeme gibi Kuzey Lydia kasabaların dahil olduğu "Conventus"un merkezi haline getirilmiştir. Özellikle Roma İmparatorluğu döneminde  Thyateira tarımsal potansiyelinin yanı sıra dikkati çeken bir tarımsal sanayi merkezi haline gelmiştir. En önemli endüstri tekstil idi. Tekstil Sanayii kapsamında değerlendirilecek yün üretimi, yün ve kumaş boyamacılığı ile keten üretimi dışında dericilik, ayakkabıcılık ve çömlekçilik de gelişmiştir. M.S. III. yüzyılda bu işkollarında çalışanların kurdukları esnaf dernekleri vardı. Madencilik açısından Bakırcılık önemliydi. Kentte yetişmiş çok sayıda ünlü kişi (Avukat, hatip, hekim) de bilinmektedir. Bu ünlü kişiler dışında henüz yeri saptanamayan bir gladyatör okuluna bağlı olarak çalışan çok sayıda gladyatörün varlığı saptanmıştır.

Kuzey Ege'nin en önemli ekonomik merkezlerinden biri olan Thyateira Erken Hristiyanlık döneminde kendisi gibi ana yolların üzerinde bulunan diğer altı Kentle birlikte Batı Anadolu'daki ilk yedi Hristiyan topluluğundan/Cemaatinnden birisine sahiptir.  İncil'de iki ayrı kısımda  Thyateira'dan söz edilmektedir. 

Thyateria için en önemli sorun Orta Bizans dönemindeki durumudur. Özellikle M.S. 7. ve 8. yüzyıldaki Arap-İslam tehtidleri dolayısıyla Thyateira'nın durumu belli değildir. Kent büyük olasılıkla ilkin M.S. 11. yüzyılda kısa süre de olsa Türklerin eline geçmiştir. Bu ve sonraki yüzyıl içinde Bizanslılarla Türkler arasında el değiştiren kent, olasılıkla 1190'da Alman İmparatoru F. Barborossa komutasındaki Haçlı Ordusu'nun geçişine sahne olmuştur.

Akhisar'da kalıcı Türk hakimiyetinin M.S. 14. Yüzyılda oluştuğu söylenebilir."

***

Tarihteki Akhisar bu şekilde anlatılıyor.

Günümüzdeki süreç değerlendirilirse kent, hâlâ ön saflardadır.

Karikatürist Mıstık Akhisarlıdır.

Günümüz ünlülerini araştırırsak dünyanın en büyük armatörlerinden Onasis'i de söyleyebiliriz. Onasis Akhisar'daki en büyük Rum toprak sahiplerinden birinin oğludur. Kendisi çiftliğin kahyasının oğlu tarafından İzmir'de beline bağlanan altınlarla birlikte yurt dışına kaçmıştır. Kız kardeşi Türkiye'de kalmış ve bir Türk subayı tarafından evlat edinilmiştir. Onasis kardeşini bulmak ve götürmek için Türkiye'ye gelmiş fakat kardeşini ikna edememiştir.

Şu günlerde pek ortada görünmeyen Kibariye de Akhisarlıdır.

Muhakkak bilemediğim ve adlarını sayamadığım birçok ünlü daha vardır. Tüm hataları üstleniyor ve özür diliyorum.

 

Yukarıda yazdım, bu satırların sahibi de öğünmek gibi olmasın Akhisarlıdır.

 

Bugünlük de bu kadar!

Hoşçakalınız! Sağlıcakla kalınız!

Datça Havadis'siz kalmayınız!

Bu yazı 826 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum