finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

ENES KARA

Enes Kara kaldığı cemaat evi'nde gördüğü baskılar yüzünden canına kıydı. Gencecik bir fidan devrildi, toprağın altına girdi, toprağa karıştı. 

Bana göre, bu olay banimiz, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu  Mustafa Kemal Atatürk'ün ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Çünkü ulu önder bu durumu yıllarca önce gördüğü için, "Türkiye, şeyhler, cemaatler, tarikatlar ülkesi olmasın diye; günümüzde Sivil Toplum Kuruluşu sayılan cemaat ve tarikatları kapatmış, yönetimde de din ve devlet işlerini ayıran "laiklik" prensibini benimsemiş, din ve devlet işlerini ayırmıştı.

Ancak günümüz Tek Adam Yönetimi bu prensibe uymuyor ve hukuki hile yollarını kullanarak herşeyi kendi görüşleri doğrultusunda düzenliyor. Hatta "Yavru İktidarı" da yanına alıp, bir çok olayda T.B.M.M.'ni devre dışı bırakıp ülkeyi Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) yönetiyor.

Elinin kolunun bağlı olduğunu söyleyen Ana Muhalefet ve yandaşları da hiçbir şey yapmıyor, yapamıyor.

*****

Dönelim yine esas konumuza...

Günümüz Tek Adam Yöneticisi Cumhuriyetimizi gençlere emanet eden Atatürk'ün aksine, onun kurduğu tüm yapıyı çökertip ülkeyi yeniden Kapitülasyonlara teslim etti. 

Gençler arka plana itildi. Liyakat düsturu ve akılcılık göz ardı edilerek, "bizden" yaklaşımı öne çıkarıldı. İlim yuvaları da arka planda kaldı. Üniversitelerin işlevleri köreltildi. Yönetim "Akil Adamlar" diye bir oluşumla herşeyi halledeceğini sandı. Gençleri kapılarının üstünde T.C. yazan devlet yurtları yerine cemaatlerin ve tarikatların denetimindeki özel evlere devretti.

Yani iş çığırından çıktı.

*****

Bakalım toparlanabilecek miyiz? Analar, babalar; aile büyükleri, ya da aklı başındaki siyasiler devreye girecek mi? 

Göreceğiz!

Ancak kolay değil! Çünkü Tek Adam ve tetikçileri ördükleri menfaat ağını yaptıkları planı bırakmak istemeyeceklerdir! 

Bunu şimdiden görmek mümkün. Çünkü halkı bilinçlendirme girişimlerinin önü kesilmektedir. 

Yöneticiler ve tetikçileri toplumu uyarma görevini yapmak isteyen herkese saldırıyor. Çeşitli bahanelerle kalemini satmayan gazetecileri sindirmek için mahkemeye veriyor, gazetelerin gelirlerini tırpanlıyor; dürüst bilim adamlarına, üniversite öğretim üyelerine çeşitli baskılar yapıyorlar.

Son taze örnek Siyasal Bilgiler Fakültesi profesörlerinden Doktor Metin Kazancı'dır.

Kazancı'nın kız öğrencisine verdiği dersle ilgili söylediği bir cümle, iktidarın bir tetikçisi, eski bir milletvekili gazeteci tarafından cımbızla çekili, temelinden koparılarak, aleyhte kullanıldı ve profesörün işine son verildi.

Gerçi tepkiler oldu. Ancak bu yazı kaleme alındığı anda düzelen birşey yoktu.

*****

Tek Adam Yönetimi, ne kadar zorlarsa zorlasın, yavrusu ne yaparsa yapsın; deniz bitti, kara göründü!

*****

Bu günlük de bu kadar!

Hoşçakalın! Sağlıcakla kalın!

Datça Havadis'siz kalmayın!

Bu yazı 849 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum