finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

USTALARA SAYGI!

Bazen çok kolay yazıyor insan!

Bazen de bir harf yazabilmek için tüm gücünü kullanıyor!

Neden olduğunu şimdiye kadar çözmüş değilim. Ancak bugün neden böyle bir başlık attığımı söyleyebilirim. Çünkü şahit olduğum bir olayı anlatacağım.

Ülkenin durumu ortadayken, açlık, işsizlik kol geziyorken, insanlarımız, vatandaşlarımız yaşam mücadelesi içindeyken; niye böyle yaptığımı merak edenler, soranlar olacaktır. Onlara bir yanıtım yok! Ancak şunu söyleyebilirim. Masaya oturup makinanın başına gecince kendi ustalarımdan söz edecek iken olay birden bire değişti. gelişti ve büyüdü. Daha doğrusu başka bir mecraya evrildi.

Buna makinanın başında izlediğin bir televizyon programı sebep oldu.

Kanalına dikkat edemedim. Ancak Nebil Özgentürk, dünya edebiyatına malolmuş, ulusal şairimiz Nazım Hikmet Ran’ın gömütü başında konuşup o’nu anlatıyordu.

Türkçemizin en ünlü ve usta şairlerinden biri Nazım Hikmet!

Tüm Dünya onu usta olarak kabul ediyor ve saygı gösteriyor.

Ben de öyle!

*****

Bu aşamada kişisel olarak ama kendi ustalarımdan sözetmek isterim.

1968 yılında Ankara Rüzgarlı sokakta bulunan Ulus gazetesinde stajyer olarak gazeteciliğe başladım. O tarihte ülkenin 4 yıl eğitim veren ilk yüksek okulu olan Basın Yayın Yüksek Okulu’nda üçüncü sınıf öğrencisiydim.

Sabah erkenden gittim gazeteye. Beni karşılayan gece nöbetçisi Muzaffer Yurtçu istihbarat odasındaki büyük masayı göstererek “şuraya otur, bekle” dedi.

Biraz sonra biri geldi. Yurtçu beni göstererek “Stajyer arkadaşımız! Basın Yayın Yüksek Okulu’ndan göndermişler.” dedi.

Daha sonra adının Altan Öymen olduğunu öğrendiğim kişi, “Ne haberin var?” diye sordu. Şaşırmıştım. “Bir haberim yok!” dediğimi anımsıyorum. “Yok diye bir haber olamaz, gazetecinin daima yazacak birşeyleri olmalı” dedi.

O gün benden bir kaç gün önce işe başlayan Foto Muhabiri Mustafa Bozdemir ile Ankara Gençlik Parkı ile ilgili bir haber hazırlamıştık. Başlığı “Ankara’nın En Ucuz Eğlence Yeri: Gençlik Parkı” diye!

Ustalarımdan biri Altan Öymen’dir!

*****

Ancak benim gazetecilikteki asıl ustam, Adana’da yayınlanan Yeni Adana gazetesinin sahiplerinden Aydın Remzi Yüregir!

1969’da mezuniyetimden sonra, 1970 yılı şubat ayının 7’sinde. Çukurava Haber Müdürlüğü’nde göreve başladım.  Aydın Remzi Yüregir o büronun müdürüydü.

Ve gazeteci olmamı o’na borçluyum.

Aydın abi, Türkçeyi iyi kullanan, haberciliği bilen ve mahiyetinde çalışan herkese birşeyler vermeye, birşeyler öğretmeye çalışan bilge biriydi.

Benim TRT’deki ustamdı.

Bugün, yani 5 Haziran Aydın Remzi Yüregir’in sonsuzluğa geçtiği gün. Kendisini minnet, hürmet ve rahmetle anıyorum.

Ruhu şad mekånı Cennet olsun!

Tanrı rahmetini esirgemesin!

 

Bugünlük de bu kadar!

Hoşçakalınız! Sağlıcakla Kalınız!

Datça Havadis’siz Kalmayınız!

Bu yazı 733 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum