finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

BU DÜNYADAN NAZIM HİKMET GEÇTİ…

O’nun için çok yazıldı, yazılacak. Onu vatandaşlıktan atanların torunları, aynı siyasi düşüncede olsalar da bir yerlerde bir şiirini, bir kıtasını okudu. Okuyor. En gerici, en faşistler bile Nazım’dan bir pasaj okumuştur. O’na duyarsız kalamamıştır. Akdeniz’eBir kısrak Başı gibi uzanan, bu diyarı diktatörler de zamanında kullanmıştır. Dinciler de, liberaller de. Ama bizim şairimiz. O tüm dünyanın şairi. En çok bizim şairimizdir(devrimcilerin ) O’nun çilesine, onun sanatına ortak olanların şairidir.

Çok milliyetçi geçinenlerden daha milliyetçidir. Çok vatansever geçinenden daha vatanseverdir. Şöyle anlatır kendini:

“Ben bir insan,

Ben Türk şairi Nazım Hikmet,

Ben tepeden tırnağa insan,

Tepeden tırnağa kavga

Hasret ve ümitten ibaret”

Nazım Hikmet sadece bir şair değildir. Bir kavga adamıdır. Bir düşün adamıdır. Nazım Hikmet bir komünisttir. O’nun komünistliğini es geçerseniz, boş bir Nazım kalır. Şöyle der:

“Sevdalınız komünisttir…”

Ona çok benzemek isteyen olmuştur ama, sadece olmuştur.!..

Çok şey okuyacaksınız, çok şey söylenecek. Ben kendi sevdiğim bir şiiriyle O’nu anmak istiyorum.

SALKIM SÖĞÜT

Akıyordu su,

gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.

Salkım söğütler yıkıyordu saçlarını!

Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere

koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!

Birden-

bire kuş gibi

vurulmuş gibi

kanadından

yaralı bir atlı yuvarlandı atından!

Bağırmadı,

gidenleri geri çağırmadı,

baktı yalnız dolu gözlerle,

uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına!

Ah ne yazık,

ne yazık ona,

dört nal giden atların köpüklü boynuna bir daha

yatmayacak.

beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak!

Nal sesleri sönüyor perde perde,

atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde!

A t l ı l a r  a t l ı l a r  k ı z ı l  a t l ı l a r

A t l a r ı  r ü z g a r  k a n a t l ı l a r !

Atları rüzgar kanat!...

Atları rüzgar

Atları…

At…

Rüzgar kanatlı atlılar gibi geçti hayat!

Akar suyun sesi dindi.

Gölgeler gölgelendi.

renkler  silindi.

Siyah örtüler indi

mavi gözlerine.

sarktı salkım söğütler

sarı saçlarının

üzerine.

Ağlama salkım söğüt

ağlama,

kara suyun aynasında el bağlama!

el bağlama

ağlama!

KÜÇÜK BİR NOT: NE çok terk edilmişliğimiz vardır. Ne çok ihanetimiz vardır. Ama terk edilmişliği bu kadar güzel anlatan bir başkası var mıdır. Bu şiiri (eski),yoldaşı VALA Nurettin (VA-NU) için yazdığı söylenmektedir.

 

Bu yazı 839 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum