finans haberleri

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

ADİL SİSTEM HAYALLERİ ve GERÇEKLER

Hem SOSYALİZM’ i,  hem CUMHURİYET’ i bir arada yaşamak nasıl olur? Bu, mümkün mü?

OLABİLECEK OLSAYDI,  dünyada bir ÖRNEĞİ bulunmaz mıydı?

Adı Cumhuriyet olup monarşi ile yönetilen, demokratik ya da anti-demokratik ülkeler olabildiğine göre?

Devlet başkanı verasetle iktidara gelmesin ama darbe de dâhil, hangi yolla başa gelirse gelsin denen bir sistem, CUMHURİYET olabiliyor! En demokratik ülkeler ise monarşi ile yönetilen ülkeler arasından çıkabiliyor…

Sosyalizm, bu kafası karışıklar nedeniyle gerçekleşemez! Hem Cumhuriyete hem Sosyalizme ‘YAŞASIN!’ denemez… Önce sorgulamak ve düşünmek, sonra söylemek lazım!

Çoğunluğun yönetimi olan CUMHURİYET’ te o parti, bu parti, şu parti ayrımcılığı var! SOSYALİZMDE ise herkes aynı, herkes eşit, herkese adil olma durumu var, ayrımcılık yok! Bu nedenle bence SOSYALİZMDE SİYASİ PARTİYE GEREK YOK!

Bir toplumda, ZEKÂSINI AKILLA BİRLEŞTİREBİLENLERİN SAYISININ ARTMASI ÖNEMLİ, sistemin SOSYALİZM olabilmesi İÇİN!

Henüz bu oran, (Ülkede oy kullanmayanlara bakıldığında, yüzde 25 - 30) bilinçli olarak yüzde 15 gibi! Geri kalanlar kafasına göre takılıyor!

Bilinçli (Bilgiyi, çoğunluğun yararına olacak şekilde gerçekçi kullanan) insan oranı yüzde 45 - 50 ye çıkarsa işte o zaman, insanca bir sistemde, çocuklar, gelecek korkusu olmadan yaşayacak!

***

Sosyalizm’ de, yüzde 51’in katılacağı bir çoğunlukla, sosyalist sistem benimsenir ve direkt uygulamaya geçilir... Bankacılık, tefecilik, komisyonculuk, haraççılık, tarikatçılık, emlakçılık, rüşvet, prim, sigortacılık, saadet zinciri vb olmaz, zengin insan olmaz, tacir olmaz, tüccar olmaz, fuhuş olmaz, hayvanlara işkence ve zulm olmaz! Karmakarışık KDV li, ÖTV li muhasebecilik sistemi olmaz! Karmakarışık (Yedi günlük süre - 15 gün süresi içinde gibi) bir hukuk sistemi için taraflı avukatlar, savcılar, hâkimler olmaz…

Orası senin, burası bunun mülkiyeti olmaz, onun elindekini nasıl alırım hilebazlığı, yankesiciliği, çökmeleri olmaz, herkes seçtiği meslekte emeğiyle alın teriyle çalışır, herkesle aynı ücreti alır ya da aile içindeki dağılım gibi tüm ihtiyaçları, herkesle eşit veya adilce karşılanır... Toplumunun yararına davranmayan, sanat ve bilim dışında bireysellik gösterip bencillik yapanlar, canlı ya da cansız doğaya zarar verenler ise adilce yargılanır!

Ne üstünlük olur, ne kölelik! Ne bir efendi olur ne de bir makam - mevkii! Ne gereğinden fazla asker olur, ne gereğinden fazla polis ne de gereğinden fazla din görevlisi! Ne güvenlik elemanları olur ne de güvenlik kameraları veya güvenlik duvarları!

Huzur olur, eğitim olur, sağlık olur, spor olur, araştırma olur, sanat olur, bilim olur! Sadece emeğiyle çalışan, sosyal hayatı renkli insanlar olur! Kendi cinsiyet seçimini kendisi yapmak isteyenler, cinsiyetlerinin rahatlığını yaşar. Yarıştırılmayan kadınlar, yaşadığı ve yaşayacağı kadınlığından umutlu, erkekler de erkekliğinden güvenli ve mutlu olur!

Çocuk, çocukluğunu, neşeli, güler yüzlü ve sevecenlikle yaşar! Yarın endişesi ve bir panik duymadan, özgürce gelişir, sağlam kafasını, sağlam vücudunda taşır...

***

Cumhuriyet, çoklar arasından belirli sürelerde ve belirli yetkiler için seçilen çoğunluğun yönetim şekliyse halkın, KENDİ KENDİNİ YÖNETMESİ’ ndeki azınlık haklarının da korunduğu DEMOKRASİ nerede? Örneğin, İngiltere Monarşisi ve Cumhuriyet ve de DEMOKRASİ! Yasama, yürütme ve yargı ve de dördüncü kuvvet BASIN! Türkiye Cumhuriyeti’ nde şu an hangi olgu işler durumda?

Cumhuriyet Bayramı’ nı kutlayan her kişi ve her kurum da biliyor olmadığını ama ya oldurmak dileğiyle kutlama çabasında ya da kendime uygun gördüğüm şu anki sistemin cumhuriyetini kutluyorum, sizler de bu cumhuriyeti, benim gösterdiğim gibi bu şekilde kabullenip kutlayacaksınız, çabasında!

Yani yine herkes birbirini kandırıyor, yine olmayan ama dayatılan olgular, bazen zorla bazen de mahalle baskısıyla benimsetilmeye çalışılıyor!

İşin felsefesine yönelip, önce yok veya yokluk ne demek, bu mu öğretilse acaba, halk denen toplumun yaşayanlarına?

Kendini yönetmek nasıl olmalı?

Kendi yönetemediğini bildiği bu cumhuriyet yönetimini ve demokrasi sistemini, sadece belki bir gün yönetebilmenin umuduyla kurulduğunu düşünüp kutluyormuş gibi yapması, niye garip gelmiyor, kutlama yapan koskoca ülkenin bu halkına?

Cumhuriyetin de demokrasinin de çeşitlerinden söz edilmeye başlandığına göre, acaba dünyanın hangi ülkeleri, kendi kendilerini yönettikleri cumhuriyetlerini kutluyorlardır veya hangi ülke, gerçekten KENDİ KENDİNİ YÖNETEBİLİYORDUR? İsveç mi, Norveç mi, Finlandiya mı?

Çeşitlenmiş CUMHURİYET SİSTEMİNDE Mİ, yoksa tekliği belli olan SOSYALİST SİSTEMDE Mİ insanlar aslında kendi kendini yönetmiş olur?

EĞER, hem CUMHURİYET hem de SOSYALİZM, aynı ülke sisteminde mümkün ise daha ilk başta, 29 Ekim 1923 ‘ te, cumhuriyet yönetimli demokrasi sistemi kurulurken, Mustafa Kemal Atatürk; hem cumhuriyetli hem sosyalizmli sistemi, niye benimseyip kurmayı denememiştir acaba? Aslında, sınıfsız bir sosyalist sistem, bu ülkede, niye daha en başta kurulmamış olabilir? İlkokul 4. sınıftan beri sorarım, hep bu soruyu kendi kendime!

Çoğunluğun yönetim şekli denen cumhuriyet, tek bir siyasi partiyle ilk kez kurulduğunda, hem cumhuriyet hem de demokrasi adına birer kandırmaca olmamış mıdır sizce? Bu yeni ülke insanlarına, bu kandırmacayı, niye ve kimler layık görmüş olabilir?  Bu düşüncelere kapıldığım ilkokul yıllarında, aslında sosyalizmin, tam tersine gerçek mi gerçek uygulamalar gerektirdiğini de anlamış oldum ve sınıfsız bir sosyalist sistemde, her hangi bir kandırmacanın olamayacağını da kavradım…

YOKSA o günlerde ortaya konan ASIL OLGU;

YA CUMHURİYET YÖNETİMİ YA SOSYALİST SİSTEM miydi?

O zaman neden halkın kesinlikle kendi kendini yönetemeyeceğini bile bile bu kandırmaca CUMHURİYET yönetimli demokrasi SİSTEMİNİN yerine, sınıfsız bir SOSYALİST SİSTEMİN kurulması benimsenmemiş, denenmesi dahi istenmemişti?

Sosyal bilgiler derslerinin kitabında, öğren öğren bitmeyen ve ballandırılıp anlatılan bu ülkenin yönetim şekline ve sistemine takılıp kalmıştım, hiç sevinç duyamadım!

Bu tek partisi olan cumhuriyet yönetimli demokrasicilik sistemi oyunuyla savaştırılıp, savaştırılıp yordurulmuş bu yeni ülkenin halkı, daha yolun en başında kandırılmamış mı olmuştu?

Engels' in, Marks' ın, Lenin' nin ya da diğer mevcut doğrular üzerinden teori üretenlerin, sınıfsız toplum yapısı içeren komünizm ya da sosyalizm öğretileri, insani değerlerle birleştirilip, uygulaması mümkün boyutlara çekilemez miydi?

Sınıf ve makamların olmadığı uygulanabilir bir siyasi sistem, ütopya olmaktan çıkarılsaydı, bugün Avrupa Ülkeleri’ nin başladığı yeni siyasi sistem arayışı beklentisine, tam bir karşılık olabilir, Mustafa Kemal ATATÜRK de tek dünya siyasi sistemi olabilecek, bu yeni siyasi sistemin öncülüğünü yapabilirdi...

Kapitalizmin reddedilmesini önceliklendiren bu tekli dünya sisteminde;

  • Devletçilik, kooperatifçilik, üretim araçlarının ortak mülkiyeti vb tüm şablonlardan, dayatmalardan, despotluklardan uzak,
  • Kişisel öğretilerle değil, ortak bir akılla, sınıfsızlık öngören, yasama, yürütme, yargı ve basın özerkliği, hak, hukuk, eşitlik, adalet ve hümanizm içeren,
  • Her insanı ve her toplumu, ayrı ayrı ama aynı değerde tutan, sosyalizmin de ötesinde, sadece toplumun değil, bireyin de refah düzeyini yükseltmeyi hedefleyen, KOMÜNİZM+ SOSYALİZM+ DEMOKRASİ+ HÜMANİZM BİLEŞENLİ tek bir dünya sistemini, dünyadaki her ülke, kendi sınırları içinde uygulayabilirdi...

Ülkemizde 1923’ te kurulduğu şekliyle bu sistemin, bugün hala DÜZELTİLMESİ ZORUNLU veya yanlış olan olgularının varlığını göremeyenler var mı?

Siyasi SİSTEMDE, yenilenmenin değişimi nasıl olursa gerçekten bir GELİŞME yaşanmış olur? Yeni siyasi sistem nasıl olursa neredeyse artık hiç kan akmaz?

Ülkemizdeki bu sistem kargaşası içinde aslında tüm zorunlu düzeltmelerin bugün tam zamanı! 

Ancak bu bilince erişmiş insan düşünce gücü kapasitemiz olmadığından, dünya düzeyinin çıtasına bağlı olarak bir ilerleme sağlanacak, belli ki sınıfsız sosyalizm açısından! TÜME VARIMLI değil, TÜMDEN VARIMLI bir siyasi SİSTEM beklenilecek, kurtuluş sistemi olarak!

İnsan kapasitemize bağlı bugün için yapılacak en iyi anayasa, ne tam cumhuriyet yönetimi olacak ne de tam demokrasi sisteminin ilkelerini kapsayacak!

Her dünya ülkesinin siyasi sistemlerini çözecek tek yol; ortaklaşa kabul etmek zorunda kalacakları, sınıfsız, demokratik, sosyalist ve hümanist bir siyasi sistemin varlığı olacak!

Bu sayede, belki dünyanın hızı da yavaşlatılabilir -ki bu sayede, doğanın kendini yenilemesinin de önü açılabilir…

Yoksa bu gidişle su, hava, besin, enerji sorunlarının dünyaya getireceği kapitalist son ile her hangi adil ve eşitlikçi bir siyasi sistemin kurulmasına gerek de kalmayacak!

Görünen o ki cumhuriyetçi ve demokratların kapitalist sistemi; dünyanın hızla yok oluşunu, başka nedenlere gerek bırakmadan, tek başına ve kendi kendine başaracak!

Bu gidişle dünyanın sonunu; bu günkü KAPİTALİST SİSTEM sağlayacak!

Bu yazı 1343 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum